Görünmez Yaralar
Bazı duygular vardır; kapıyı çalmadan girerler hayatımıza. Ne zaman başladıklarını bilemezsiniz. Bir sözden mi doğmuşlardır, bir bakıştan mı, yoksa sessizce içinize yerleşen küçük bir hayal kırıklığından mı, ayırt edemezsiniz. Sadece bir sabah uyandığınızda içinizde eskiye göre daha fazla sessizlik olduğunu fark edersiniz. İnsan en çok da bu görünmez, sessiz yaralarına şaşırır çünkü hayat boyunca kendisini yıkacak şeylerin büyük olaylar olacağını düşünmüştür. Bir gün her şeyin ansızın dağılacağını, acının gürültülü geleceğini, kırgınlıkların kendisini önceden haber vereceğini sanır. Oysa insanın içine en derin iz bırakan şeyler çoğu zaman sessiz olur, ne bir kapı çarpar ardında ne de bir veda yankılanır duvarlarda.
Kimse kalbini kırdığını itiraf etmez.
Ama yine de insanın içinde bir şey usulca yer değiştirir.
Sanki uzun zamandır aynı yerinde duran bir eşya, gecenin bir yarısı fark edilmeden başka bir köşeye alınmış gibi… Odanın tamamı aynı kalır ama insan her baktığında küçük bir yabancılık hisseder. Görünmez yaralar, tam olarak böyle oluşur. Bir sözden çok söylenmeyenler, bir davranıştan çok davranışın hissettirdikleri ve bir olaydan çok insanın içinde bıraktığı yankılar yaralar çünkü kalp yaşananları olduğu gibi kaydetmez; olan bitenin kendisinden çok, o sırada ne hissettiğini saklar. Yıllar sonra ayrıntılar unutulsa da duygunun izi kalır. İnsanın adını koyamadığı o ince sızı hiç beklemediği bir anda; bazen bir akşam sessizliğinde, bazen bir şarkının arasında, bazen de hiçbir sebep yokken yeniden karşısına çıkar.
Büyük kırgınlıklar yaşandıkları andan çok sonra büyüyenlerdir. İnsan, önceleri anlam veremediği şeyleri günlerce kalbinde taşımaya devam eder. Zihni çoktan başka konulara geçmişken içindeki o küçük soru hâlâ yerinde durur: “Ben neden bu kadar üzüldüm?” Çoğu zaman cevabı olayların içinde değil, insanın kendisiyle ilgili en derin ihtiyaçlarında saklıdır. Hepimiz görülmek isteriz biraz. Hepimiz önemsendiğimizden emin olmak, birinin hayatında yerimizin olduğunu hissetmek isteriz. Bu yüzden bazı anlar diğerlerinden daha fazla can yakar. O anlarda kaybettiğimizi sandığımız şey, kendimizi güvende hissettiğimiz o görünmez duygudur aslında. İnsanın içindeki huzur bazen dışarıdan........
