Mary Dejevsky Bugün Venezuela, yarın ABD'nin güvenliğini tehdide cüret eden herkes |
Donald Trump, başka bir çocuğun oyuncağını kapıp bunun "şimdiye dek ele geçirilenlerin en büyüğü" olduğunu övünerek söyleyen küçük bir çocuk kadar heyecanlı görünüyordu. Ne yazık ki bu durumda "o" bir oyuncak değil, Batı dünyasının çoğu tarafından bir korsanlık eylemi olarak görülen askeri bir operasyonda binilip ele geçirilen bir petrol tankeriydi.
ABD Adalet Bakanı, tankerin "yabancı terör örgütlerini destekleyen yasadışı bir petrol nakliye ağına dahil olması nedeniyle" ABD'nin yaptırım listesinde olduğunu ve Venezuela'dan Küba'ya doğru yol aldığının görüldüğünü söyledi. Ancak ABD'nin birincil hedefinin yakıt kıtlığı çeken Küba mı, siyasi açıdan zor durumdaki Venezuela mı, yoksa tankerin kendisi mi olduğu net değil. Bu hedeflerin herhangi biri ya da hepsi, muhtemelen Trump'ın Beyaz Sarayı'na çok yakışır.
ABD'nin, iradesini Venezuela'ya dayatmak için daha ne kadar ileri gidebileceği henüz belli değil. Halihazırda, uyuşturucu kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla Karayip Denizi'nde bir düzineden fazla gemiyi batırdı ve Venezuela'nın hava sahasının kapatıldığını ilan etti. Nihai adım Trump'ın, hileli bir seçimden gayrimeşru bir şekilde menfaat elde ettiği düşünülen Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu ya baskıyla ya da zorla iktidardan indirmesi olur.
Buradaki risk, ABD seçmenlerinin böylesine sert bir eylem için çok az iştah barındırması ve Trump'la Cumhuriyetçi Parti'nin dış tehditlerin sembolü olarak kullanarak siyaseten fayda sağlayabilecekleri bir yerde bırakabilecekleri Maduro'nun, ABD ara seçimlerine bir yıldan az bir süre kala yapılacak başarısız bir operasyonla onlara çok daha büyük bir yük oluşturacak olmasıdır.
Bu........