menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürtsüz Halep’ten Suriye’ye varılır mı?

21 6
12.01.2026

Suriye’nin Halep kentinde Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde 6 – 12 Ocak 2026 tarihleri arasında yaşananları, yoğun bir dezenformasyon ve manipülasyon bombardımanı altında anlamaya ve takip etmeye çalıştık.

Malum savaşlarda önce hakikat ölür.

Yalanla gerçeği ayırt etmeye çalışarak gördüklerimi ve anladıklarımı paylaşacağım.

Şara yönetimine bağlı silahlı grupların (çoğu IŞİD’çi çetelere benzeyen silahlı adamların) gerçekleştirdiği saldırı ne aniden gelişti ne de bir güvenlik sorunuydu.

Amberin Zaman’ın 8 Ocak 2026’da henüz taraflar ateşkes anlaşmasına varmadan Al Monitör için yaptığı röportajda Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Müzakere Heyeti Eşbaşkanı Foza Yusuf bakın nasıl anlatıyor bu süreci:

“Böyle bir saldırıyı bekliyorduk. Çünkü Şam’la yaptığımız entegrasyon görüşmelerinde bazı mutabakat noktalarına ulaşmamıza rağmen, geçici hükümet ortak bir açıklama yapmaktan kaçındı. Üstelik görüşmeler son derece anlamsız gerekçelerle yarıda kesildi. Buna ek olarak, Şam uzun süredir her iki mahalleye ağır silahlar ve güçler sevk ederek fiili bir kuşatma uyguluyordu. Bu nedenle saldırı sürpriz olmadı.”

Şam’da Şara heyeti ile görüşmelere katılan Kürt müzakere heyetinin eşbaşkanının anlattıkları önemli ve çarpıcı. Amberin Zaman’a da bu kıymetli söyleşi için teşekkür etmek gerek.

Saldırının başlangıç tarihi 6 Ocak 2026 ama anlaşılan o ki bu karar, Şara geçici hükümeti ile SDG’nin askeri entegrasyon konusunda ortak bir anlayışa varmak üzereyken alınmış.

Süreci biraz daha başa saralım ve hatırlayalım:

SDG ile Şam arasında yürütülen entegrasyon görüşmelerinde Halep’teki Kürt mahalleleri için 1 Nisan 2025’te varılan mutabakatla somut bir çerçeve çizilmişti.

Bu mutabakat, Halep’teki Kürt mahallelerinde yalnızca Asayiş Güçleri’nin kalmasını, ağır silahların çekilmesini ve sivil yaşamın korunmasını öngörüyordu.

Hatta o dönemde bu anlaşma, Esad sonrası Suriye’de demokratik bir modelin mümkün olup olmadığını test eden bir pilot bölge olarak görüldü.

Ne var ki bu anlaşma hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanmadı.

2025 yazı boyunca Şara yönetimi, anlaşmanın kendi yükümlülüklerini erteledi. Halep çevresinde askeri yığınak ve kuşatmayı artırdı. Bu mahalleler aylardır hedefteydi.

Bir yandan entegrasyon tartışmaları sürerken anlaşılıyor ki Şam yönetimi aslında askeri seçeneği masadan hiç kaldırmamış.

Kritik eşik, 4 Ocak 2026’da Şam’da yapılan görüşme oldu.

ABD arabuluculuğunda gerçekleşen bu toplantıda, SDG’nin askeri birimlerinin Suriye’nin müstakbel ordusu bünyesinde ayrı tümenler halinde örgütlenmesi ve bu güçlerin Kürtlerin kontrolündeki bölgelerde kalması yönündeki talepleri kısmen kabul gördü.

Ancak tam da bu anda birşeyler oldu ve Şam heyeti ortak sonuç bildirisi yayımlamayı reddetti.
Görüşmeleri “teknik gerekçelerle” sonlandırdı.
Müzakerelerin devamına dair net bir takvim sunmadı.

Bu sıradalarda Şam geçici hükümeti heyeti ile İsrail, Amerika Birleşik Devletleri’nin gözetiminde Paris’te görüşüyordu ve bu görüşme bir anlaşma ile sonuçlandı ve şöyle........

© İlke TV