Buyurun size yeni siyaset!
Bize yeni diye sunulan o çok bilmiş, kibirli, erkek siyasetten sıtkımız sıyrılmışken Kurtalanlı bir çiftçi kadın konuştu, pir konuştu.
DEM Parti’nin başlattığı “Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe” kampanyasının Kurtalan’daki toplantısında kadınlar söz aldı ve içlerinden biri (videosu binlerce kez paylaşılanı) ineğine yem alamadığı için kesime göndermek zorunda kaldığıyla başlayıp çocukların açlığını, gençlerin geleceksizliğini anlattı.
Hayatın içinden, yalın ve güçlü bir dille konuştu. Ne ezberlenmiş sloganlara ihtiyacı vardı ne de bitmek tükenmek bilmeyen uzun nutuklara. Yaşadıklarını anlattı. Anlattıkları, kürsülerden yükselen sözlerin, parlak vaatlerin, iktidar hesaplarının janjanlı kelimelerine zerre benzemiyordu.
“Bu ülkenin çocukları aç aç! Herkes duysun. Bazıları bu ülkenin kaymağını yerken bu ülkenin halkı aç” dedi.
Kurtalanlı kadın, sadece kendi derdini değil memleketin derdini dupduru cümlelerle anlattı:
“Dört mevsimi yaşayan bir ülkede yaşıyoruz. Kendimizi çok şanslı görsek de maalesef bu ülkenin nimetlerinden yararlanamıyoruz. Elimizden tohum düşse yeşerecek…”
Daha güçlü nasıl söylenebilir ki?
Kurtalanlı çiftçi kadının sözleri, bütün sıkıntılarımızın, kaygılarımızın toprağına tohum gibi düştü.
Bereketli topraklarla dolu bir ülkede çiftçinin hayvanını besleyememesini, çocukların açlığını, gençlerin geleceksizliğini hayatın ayrılmaz parçaları olarak anlattı.
Çünkü hayat, siyasetin çizdiği sınırlar içinde akmıyor. Tarladaki hasatla sofradaki yemek, sofradaki yemekle çocuğun okul başarısı, yoksullukla barış umudu birbirinden ayrı değil.
Bize yeni diye pazarlanan da dahil erkek egemen siyaset, insanların ne........
