2026’nın yeni raconu: Devlet başkanı kaldırmak ve yerine kayyım atamak

Trump’ın Maduro’ları yataklarından kaçırma operasyonu, 2026’da dünya siyasetinin nasıl yol alacağını ve ‘egemenlik’ kavramının hangi hızla aşındığını gösteren çarpıcı bir örnek oldu.

John Mearsheimer’ın bu konuda bir tezi var. Büyük güçler, hayatta kalmak için önce kendi bölgelerinde rakipsiz olmak ister. Bu, ideolojik bir tercih değil, sistemin zorladığı bir davranıştır, der.

ABD için Latin Amerika, bu nedenle yalnızca bir dış politika alanı değil, küresel gücünün sigortası.

Venezuela’da Çin ve Rusya’nın artan etkisi, Washington açısından tolere edilebilir değildi ve doğrudan hegemonik bir aşınma işaretiydi.

Trump yönetimi, Latin Amerika politikasında uzun süredir var olan yaklaşımını açık bir stratejiye dönüştürdü.

Demokrasi için rejim değişikliğinden söz etmiyor artık. ABD’nin güvenliği için yönetim değişikliği istiyor.

Demokrasi ve insan hakları söylemini geri çekerken, güvenlikçi ve kriminal argümanları öne çıkarıyor.

Bu bir sapma değil stratejik bir sadeleşme aslında. Çünkü mesele müdahale edilen rejimin karakteri değil, ABD’nin çıkarlarıyla ne kadar uyumlu olduğu.

Başka bir devletin egemenlik alanına yapılan saldırı, bir güvenlik operasyonu gibi sunulunca da hem kendi iç hukukunda hem de uluslararası alanda denetimden yakayı bir parça sıyırmış oluyor.

Hakkını teslim etmek gerek.

1973’te Şili’de darbe örgütleyen ABD, bugün haydutlar gibi devlet başkanını........

© İlke TV