Şîr-i Kelâma Mersiye / Sırrı Süreyya Önder’e |
Şeb-i firkatle düşen âh ile her dem yanarım Gitti bir şîr-i kelâm, kaldı elem, yanarım
Hastahâne dergehinde bî-karâr u nâtüvân Dönerim pervâne-veş sensiz yine yanarım
Yedi gündür nevha-hânım, sût u sâzım hep sükût Akmayan eşk ile cânımda tutuşur, yanarım
Her lisândan yükselen âh-ı derûnî bu şeb Nâmını zikr ile çarpar yürekler, yanarım
Kilisâdan mescide aks eyler o feryâd-ı âh Bir kavmin kalbi olur sine-i gam, yanarım
Şeb uzar, keştî-i gamda bî-lenger bî-sâhilim Mevc-i hicrân savurur rûhumu, hem yanarım
Bir kebûter gibi doğsa yine sırr-ı safâ Zahr-ı devrân şifâ bulsa dahi ben yanarım
Ey bir halkın oğlu, ey söz ile dâğ-ı devâ Sensiz eksik kalır âvâz-ı bahâr, yanarım
Çarh-ı devrân döner ammâ ne fâide sensiz Nâr-ı hasretle yanar cân u cihân, yanarım
Ey Yücel, sabr ile dirense de bu dil-i zâr Sırr-ı kelâmın adın andıkça yine yanarım
Bir Halkın Oğluna Mersiye
Şeb-i firkatle düşen âh ile her dem yanarım Gitti bir şîr-i kelâm, kaldı elem, yanarım
Hastahâne dergâhında bî-karâr u nâtüvân Dönerim pervâne-veş sensiz yine yanarım
Yedi gündür nevha-hânım, sût u sâzım hep sükût Akmayan eşk ile cânımda........