‘Dewlemendîya li ser mû ye’: Ya da bir saç kılının üzerinde duran güç ve zenginliğin karanlık hikâyesi
Bir ömür boyunca atalarınızın mert, cesur ve erdemli liderler olduğu; ölümün kapısına doğru yürürken dahi yüzlerinde nedametin izinin bulunmadığı hatırlatılır ve onlardan tevarüs eden politik kimliği geleceğe taşıma misyonu omuzlarınıza yüklendiğinde ne hissedersiniz? Sizin için tayin ve tarif edilen bir yolda mağrur bir biçimde yürürken, hakikatin başka bir yüzüyle karşılaşır; etkileyici hikâyelerini dinlediğiniz atalarınızın aslında komşularının, dostlarının ve çocuklarının ölüm yolculuğuna çıkarılırken sessizliğe gömüldüğünü, kayıtsız kaldıklarını fark ettiğinizde, o mağrur ifade yerini hüzün ve mahcubiyete bırakır. Bu yazının, büyük ölçüde hikâyelerini yücelttiğimiz atalarımızın aynı zamanda çıplak kötülük karşısında sessizliğe gömüldükleri gerçeğinin yarattığı mahcubiyetin tarifsiz ağırlığıyla kaleme alındığını bilmenizi isterim.
Çocukluğumun geçtiği Lice’de beni en çok etkileyen sözlerden biri “Dewlemendîya Li Ser Mû ye” idi. Aradan geçen uzun yıllardan sonra bir arkadaşımın annesinin bu sözü etkileyici bir biçimde hatırlatması, Kognitif (bilişsel) psikolojinin “Uzun Süreli Bellek” olarak tanımladığı yerde yıllardır saklı duran çocukluk hafızamı uyandırdı. Hayat yolculuğumuz boyunca, kolektif hafızada yer etmiş eski sözleri bize yeniden hatırlatan bilişsel bir mekanizma vardır. Bu sözler, zihnimizin ve ruhumuzun derinliklerine nüfuz eder; bir süre sessizliğe bürünür, sonra zamanı geldiğinde yeniden ses verir. Başlıkta yer alan ve “kelam-ı kadim” olarak anılan bu söz benim için tam olarak böyle bir anlam taşıyordu.
Eski zamanlardan bugüne taşınan bu hikmetli sözün, aslında bu topraklarda zulüm, ölüm ve yalana dayanan ve başkasının yıkımı üzerine inşa edilen zenginliğin karanlık serüvenini anlattığını yıllar sonra daha berrak bir biçimde kavradım. Gündelik hayatta işittiğimiz bazı sözlerin bilgece söylenen bir söz olmanın ötesine geçtiğini, bir tarihin özetine ve ağır bir ihtara dönüştüğünü zamanla fark ederiz.
“Dewlemendîya Li Ser Mû ye”; bir saç kılının üstüne kurulmuş zenginliği ve iktidarı ifade eder. Bu söz, yalnızca geçiciliği ima etmez. Aynı zamanda bir mahkûmiyet hükmünü de içinde taşır. Kadim zamanlardan süzülüp gelen bu söz; yalan, talan ve zulme dayanan iktidar ve zenginliğin bir saç kılının üzerinde durduğunu ve en küçük esinti karşısında toza dönüştüğünü anlatırdı. Bu hikmetli söz aynı zamanda hepimizin ortak hikayesini, mağduru ve faili olduğumuz kıyımların özetini de temsil ediyordu. Zamanın rüzgârları, atalarımızın kulağımıza fısıldadığı bu sözü her defasında haklı çıkardı.
Burada........
