menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öcalan’ın gayriihtiyari biyografisi

13 0
26.06.2026

Ankara’nın gecekondu semtlerinden birinde, genişçe bir tarlada sabahtan beri hummalı bir çalışma vardı. Tarladaki birkaç küçük çukur düzeltildi, alandaki çöpler, yapraklar toparlandı, çoğunluğu çimenlik olan alanın toprak kısımları toz kalkmasın diye sulandı. Tarlanın bir tarafına birkaç direk ve yere çakılmış kazıklar yardımıyla bir branda çekilerek gölgelik oluşturuldu. Kamyonetlerle getirilen plastik masa ve sandalyeler gölgeliğin altına ve sığmayanlar tarlanın etrafına tek sıra halinde dizildi. Alanın içine dikilmiş direklere, üzerinde ampullerin bulunduğu elektrik kabloları çekildi, ampullerin yanıp yanmadıkları test edildikten sonra nihayet alan düğün için hazırdı artık. Öğleden sonra sadece saz ekibi ve davetlilerin gelmesi beklenecekti. Saz ekibi için de bir kamyonetin kasası sahne olarak hazırlanmış, ses sistemleri kamyonete yerleştirilmişti.

2001 sonbaharıydı. Yakılmış köylerinden zorla göç ettirilen iki yüzden fazla Hakkârili ailenin yerleşip hayata tutunmaya çalıştığı Ankara’nın gecekondu semtinde yapacakları ilk düğünün heyecanı ve şaşkınlığı yaşanıyordu. Günlerce düğünü nerede yapacaklarını tartışmış, düğün salonlarına sığamayacaklarına kanaat getirilmiş ve mahallenin yanındaki boş tarlada karar kılınmıştı. Saz ekibi Hakkâri’den getirilmiş, yemek için çevre köylerden koyun satın alınmış, aşçı tutulmuştu.

Öğleden sonra Mamak’ın kenar mahallelerinden halay şarkılarının melodisi yükselmeye başlamıştı bile. Kamyonetin kasasına yerleşen müzik grubu, son sistem amfi hoparlörlerden Kürtçe ezgilerle meydanı titretiyor, yüzlerce insan tarlanın etrafında halay çekiyordu. Sê pê’den Bablekan’a, Hay Şere’den Xerzanî’ye, Şamîranê’den Şexanî’ye onlarca şarkı ve halayla, yıllardır topraklarından, şarkılarından, halaylarından uzak kalmış insanlar coştukça coşuyordu.

Halayın temposu........

© İlke TV