Şairlerden barış çağrısı

Bu haftaki köşemi, bir grup şairin dizeleriyle oluşturdukları “barış çağrısı” şiirine ayırıyorum. Bu şiir, ABD’nin ve İsrail’in Ortadoğu’ya yönelik yeni işgal girişimine karşı, şairlerin vicdani karşı çıkışlarını kamuoyuna duyurabilmek amacıyla şairlerden alınan dizelerle oluşturulmuştur:

“Kurumalı sokaklardaki sabi sübyan kanı Dünya doğmamış çocukların yuvası Onlar, sonsuzluktur Allah’ın terk ettiği topraklarda Suskun iblisler gibi izledik Toprağa düşerken küçücük ruhlarını Avuçlarında kuruyan zaman, bekleyiş ve korku Bir okyanustan bir okyanusa Bir anakaradan bir anakaraya Neydi bu kanlı iştah? Anladık dünya öküzün boynuzlarındaymış hâlâ Sahte haritalar çizerken o zorba doymazlık Yoğuruldu ateşle, külle emdikleri süt Farsça bir ağıt, Latince bir ilahi, Arapça bir çığlık. İnanmayın cepheden gelen uysal haberlere Daha fazla kan, daha fazla kan, daha fazla kıyım Rüyaları karanlık, rüyaları kanlı Bir elin uzaklardaki azabı Utancını yitirmiş insan ruhundan Dünyaya yayılmış çürüme onlar Barış barış diye çığırıyorken kesik başlar Akıyor vadilerden sızan kan ve irin, acıya aldırmadan Üstümüzde eski barıştan kalma derme çatma direkler Nehirlerimizde yosun tutmuş çakıllar Pusuda hep o tanıdık çakallar. Dağlarda savaşın damarlarına kan olan petrol. Bedeli ağırdır elbet yağma........

© İlke TV