menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir toplantının düşündürdükleri

26 20
09.02.2026

Suriye’deki güncel jeopolitik tablo ve bunun bölgedeki aktörlere yansıması, 2026 yılı başı itibarıyla oldukça kritik bir noktaya ulaşmış durumda. Özellikle eski rejimin çöküşü sonrası başlayan yeni dönem, Kürt siyaseti ve Türkiye’deki iç dinamikler üzerinde izler bıraktı.

60 yılı aşkın süredir devam eden Baas rejiminin Aralık 2024’te ani bir şekilde çökmesi, ülkede devasa bir otorite boşluğu yarattı.

Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki yapıların sahada hızlı ilerlemesi, Şam dahil kritik merkezlerin el değiştirmesine neden oldu.

Rusya ve İran’ın kendi iç ve dış sorunları nedeniyle (Ukrayna savaşı, İsrail ile gerilim) rejime verdikleri desteği azaltmaları, muhaliflerin önünü açtı.

Yeni kurulan geçici yönetimlerin (ABD ve Türkiye destekli modeller dahil), Suriye’nin heterojen yapısını kapsamak yerine daha merkeziyetçi bir “doğrudan yönetim” modeline yönelmesi çatışmaları tetikledi.

Suriye’deki her sarsıntı, Türkiye’deki Kürt meselesi ve devam eden diyalog arayışlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu bir gerçek.

Halep ve çevresindeki çatışmalar, Türkiye’de kurulan Meclis komisyonu ve barış arayışları üzerinde etkiler yarattı. Muhalif grupların ilerlemesi, Kürt siyasi kanadında sürecin samimiyetine dair şüpheleri artırdı.

***

Kürt toplumunda ve siyasetinde sıkça dile getirilen Kürtler yalnız bırakılıyor duygusunun haklı gerekçeleri vardı.

ABD ve diğer uluslararası güçlerin, Suriye’nin yeni yönetimle ilişkileri uğruna Kürtlerin kazanımlarını (ademi merkeziyetçi model........

© İlke TV