menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nâzım’ın doğum gününde: Ya hayat, ya ölüm

10 1
15.01.2026

15 Ocak Nâzım Hikmet’in doğum günü.

Doğum gününde Nâzım’ı anmak, yalnızca bu topraklardan çıkan en güçlü şairi ya da bir komünisti anmak değil, doğaya başka türlü bir bakışın mümkün olduğunu da hatırlamak demek.

Bugün ekoloji konuşmalarının çoğu iki uç arasında sıkışıyor: ya romantik bir doğa nostaljisi, ya da teknik bir “rapor dili”. Nâzım ise şiiriyle kadrajı yerinden oynatıyor; “insan”ı merkezin konforundan çekip suyun kıyısına, ağacın gölgesine, kedinin yanına yerleştiriyor.

Nâzım Hikmet, doğayı dışarıda bir fon olmaktan çıkarıp, ekmekle, sağlıkla, barınmayla, savaşla ve özgürlükle aynı dizeye yerleştiriyor. Nâzım’ın şiiri, doğayı ‘çevre’ diye kenara iten dile karşı, hayatın tarafını tutan güçlü bir itiraz olarak hâlâ konuşuyor.

Işık kime vuruyorsa, dünya onundur

“Masalların Masalı” şiiri bu açıdan çok çarpıcı. O kısacık şiiri aynı zamanda güçlü bir ekoloji metni yapan şey, içinde “iklim”, “karbon”, “kriz” kelimesi geçmesi değil. Geçmiyor zaten.

Şiirde insan, bir ağacın yanında durur. Bir üstünlük iddiası yoktur. Sonra kedi girer........

© İlke TV