menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diyarbakır’da kaya gazı: Hayırlı bir iş mi?

26 0
17.03.2026

Son birkaç gündür haberlerde Diyarbakır’da kaya gazı ve kaya petrolü arama alanlarının genişletileceğini okuyoruz. Ama genişletilen şey yalnızca petrol ya da gaz arama faaliyeti değil. Genişletilen, bölgeye dönük eski bir devlet aklıdır. Bir gözü güvenlikte, bir gözü kaynakta olan bu akıl, Kürt coğrafyasını uzun süredir hem denetlenecek bir siyasal alan hem de çıkarılacak rezervlerin bulunduğu bir hammadde havzası olarak görüyor. Resmî Gazete’ye yansıyan saha genişletme, ruhsat uzatma ve kamulaştırma kararları bu yönelimin geçici değil, kurumsallaşan bir hat olduğunu gösteriyor. TPAO’nun Diyarbakır’daki 10 bin 243 hektarlık petrol arama ruhsat sahasına 44 bin 851 hektarlık yeni paftaların eklenmesi ve bazı ruhsatların iki yıl daha uzatılmasının gündeme gelmesi, aramanın tekil bir sondajdan çıkıp yaygın bir mekânsal genişlemeye dönüştüğünü açıkça ortaya koyuyor. Buna eşlik eden kamulaştırma kararları ise enerji politikasının yalnızca teknik değil, aynı zamanda mülkiyet ve egemenlik meselesi olduğunu yeniden hatırlatıyor.

Bu genişlemenin siyasal anlamı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın son açıklamalarıyla daha da belirginleşti. Bayraktar, Diyarbakır’da 4 sahada 24 sondaj yapılacağını, 2026’dan başlayarak birkaç yıla yayılacak bir programla yatay sondaj ve çatlatma uygulanacağını, test edilen 600 kilometrekarelik alanın potansiyelinin bunun 10-12 katına ulaşabileceğini söyledi. Aynı hatta, Diyarbakır’daki “ankonvansiyonel” hamlenin Trakya’da kaya gazına da taşınmak istendiği ifade edildi. Bir başka deyişle burada yalnızca yerel bir arama çalışmasından değil, Türkiye’nin fosil yakıt rejimini yeni bir teknik faza geçişinden, yani hidrolik kırma ve yatay sondajla derinleştirme girişiminden söz ediyoruz.

İktidar bu tabloyu büyük ihtimalle “yerli ve milli enerji”, “dışa bağımlılığın azaltılması”, “yatırım” ve “kalkınma” kelimeleriyle parlatacak. Nitekim resmî söylem şimdiden Diyarbakır’ı “enerjide önemli bir güç merkezi” olarak tarif ediyor; sahadaki gaz üretiminin ve yeni keşiflerin ekonomiye katkı sunduğu özellikle vurgulanıyor. Bakanlığın ve ona yakın yayınların kullandığı dil, bölgenin enerji potansiyelini ülke ekonomisine kazandırma, üretimi artırma ve yeni bir refah eşiği yaratma fikri etrafında dönüyor. Bu dilin Diyarbakır’da da “bölgesel kalkınma” vaadiyle yaygınlaştırılması şaşırtıcı........

© İlke TV