We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Enginarın bile bir kalbi vardır...

14 8 4
31.05.2020



31-05-2020 00:00

Mutfak... Küçük veya büyük olması fark etmez, evin en nevrotik bölümüdür. Çünkü nankördür ve hep ilgi ister. Bütün gün temizler, paklarsınız; fayansını, ocağını şefkatle okşayıp pırıl pırıl yaparsınız ama o ilk fırsatta (ilk kızartmada, ilk menemende hatta ilk Türk kahvesinde) sizi satar, kirleniverir. Ayrıca ispiyoncudur. Balık mı kızarttınız, fırında tavuk mu yaptınız, kek mi pişirdiniz; bütün apartman anlar kokusundan. Dahası ikiyüzlüdür. Zevkle hazırlanan yemek öncesinde sevecen bir dostken yemek bitiminde çöpün, bulaşığın, karmaşanın bütünleştirdiği bir düşman olur.

Mutfak... Kadının sığındığı, oyalandığı, ağladığı (Soğan doğruyordum demek kolaydır nitekim.) yer de olabilir; en çekici tavırlarını sergilediği yer de. Ocağı, fırını, tavayı hızla ve ustalıkla kullanan bir kadının hali; Kill Bill'deki Uma Thurman'ın nefes kesen sahneleriyle eş değerdedir. Pek tabii buharı yükselen çaydanlık, fırından gelen kek kokusu sıcacık bir mutfak tasviri getirir akıllara çünkü burası en güzel sohbetlerin edildiği, en büyük tartışmaların tatlıya bağlandığı, kahkahaların gözyaşıyla harmanlandığı evin sırdaşı, hazine odasıdır.

Geleneksel Türk aile yapısında evin tamamen kadına yüklenmesiyle kadına ait kısır döngünün yaşandığı mekan olarak etiketlenen mutfak, kadına verilen değerin de kadının yalnızlığının da göstergesi olmuştur. Ev içi emeği değersizleştirilen kadın için mutfak, Murathan Mungan'ın deyimiyle "morgdur". Mungan'ın oyun kitabı "Mutfak"ta, “hayatın kardeş ettiği kızlar” mütevazı bir lokantanın mutfağında bir araya gelip öznel hikâyelerini anlatıyorlar. Portakallı kereviz, kuş........

© İleri Haber