We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hakikati kurtarabilir miyiz ‘post’un elinden

17 9 0
24.09.2021



24-09-2021 00:47

Günümüzün kafası karışık ideologları postmodernizmi ve onun son yıllardaki çaresiz atağı post truth’u bir olgu, bir durum olarak anlatmayı tercih ederler. Onlara göre “gerçeklik” ile o gerçeklikle ilişkili zihnin faaliyeti olarak “hakikat” kavramları, modernizmin bu asli unsurları önemsizleşmiş, modernizm de ölüm döşeğine yatmıştır. Postmodernizmin “tarafsız” savunucularına göre bu durumun nedeni Rönesansta insanın hakim olabildiği bilginin, kolaylıkla gerçekleştirebildiği entelektüel faaliyetin, birikmiş veri ve bilgi miktarının tek bir insanın kuramsal olarak hakim olabileceği ölçüleri aştığı için düşüşe geçmesi, nihayet imkansızlaşmasıdır. İnsanın bireyin tüm bilgiyi hatmedebildiği bir evrenden, bilginin ancak çok çok minik bir bölümünü öğrenebileceği bir döneme geçilmiştir. Bu da evreni, dünyayı, insanı tarih içindeki yerini bir bütün olarak anlatabilen büyük anlatıların da sonu anlamına geliyormuş. Bilimsel bilgi artık doğrulanamıyor, tam tersine “yanlışlanabiliyormuş.” Kısacası bilim artık kuşkuluymuş, nesnel gerçekse metafiziğe havale…

Bir olgu olarak tartışmasız kabul edilmesi beklenen postmodern durum, internetin keşfi ile modernizmin son darbeyi yediğini de ilan ediyor, denetimsiz bilgi ya da spekülatif uydurmalar yığını, sonsuz veri - kanıtsız yorum kaosu içerisinde olgular, gerçekler ve hakikat önemini yitiriyor. İşte post truth, “hakikat sonrası” ya da kimilerinin tercih ettiği adlandırmayla “hakikatin önemsizleşmesi” çağımızı belirleyen karşı konulmaz bir durum, bir sonuç olarak ortaya çıkıyordu.

Ne yapacağız peki biz bu müthiş postmodern gerçeklik karşısında? En iyisi biz yine bildiğimiz ve gerçekten de pek yalın olan sorularımızı sorarak ilerlemeye çalışalım. Hakikat nedir, nerede bulunur, alınır satılır mı, yoksa artık piyasada bulunmuyor mu; ya da boyun eğmişlerin söylediği gibi askıya mı alındı, hakikatin ötesine mi geçti insanlık, hakikatin peşinde koşmuyor muyuz artık, öldü mü hakikat; Hakikatin pisuvardan bozma mezar taşında “post truth hastalığından kaybettik tarih dersinde, el Fatiha” mı yazıyor? Nedir bu esrarengiz hakikat? Ben de kitapları önüme koydum, karıştırdım sayfalarını, bildiklerimi bilmediklerimle çarptım, topladım, çıkardım, kimi temel metinlerden yola çıkarak kavramaya çalıştım; doğrusunu yine en iyi siz bilirsiniz ey okur her zaman olduğu gibi ama okuduğumu anlamak ve kendimce aktarmak da artık ne anladıysam benim borcum, ertelenmez işim olsun.

***

Hakikati kavramak için önce gerçekten, somut olandan yola çıkmak gerekir diye yazıyor kitaplar. Ama bu somut olanı da iyi tanımlamakta yarar var. Bizim çıkış noktamız, insan bilincinin dışında bir gerçekliğin bulunduğudur. Biz bu gerçekliği bilincimizle kavrayamasak da onun varlığı kuşkusuzdur. Ayrıca vurgulamak gerekir ki, insanın bilinci kendi dışındaki gerçekliğin tamamını bilemez. Öyleyse hiç vakit geçirmeden söyleyelim ki, postmodern ulemanın “eskiden her şeyi bilen insan artık bilemez oldu” iddiası boş laftır. Devam edelim; bilincimizin dışında, ondan bağımsız varolandan söz........

© İleri Haber


Get it on Google Play