menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay Zekâ Uyanıkken Kanun Koyucu Uyuyamaz

13 0
19.09.2026

Mesele yapay zekâyı sınırlamak değil, insanın karar verme özgürlüğünü korumaktır.

İnsanlık tarihinde bazı teknolojiler yalnızca hayatımızı kolaylaştırmadı; düşünme, çalışma, üretme ve karar verme biçimimizi değiştirdi. Matbaa, elektrik, telefon, internet ve arama motorlarından sonra bugün çok daha büyük bir dönüşümün içerisindeyiz: yapay zekâ.

Yapay zekâ artık yalnızca sorularımıza cevap veren gelişmiş bir arama motoru değildir. Verileri analiz ediyor, farklı bilgileri ilişkilendiriyor, alternatifleri karşılaştırıyor, konuşmanın bağlamını takip ediyor ve kimi zaman bizim açıkça sormadığımız fakat konu açısından önemli olan noktaları da önümüze getiriyor.

Arama motoru önümüze kapıları koyuyordu. Yapay zekâ ise hangi kapıdan geçmemiz gerektiğini de söylemeye başlıyor.

İşte tam bu noktada teknoloji meselesi, aynı zamanda bir insan özgürlüğü ve tüketici hakkı meselesine dönüşüyor.

YAPAY ZEKÂ İNSANIN YERİNE DEĞİL, İNSANLA BERABER DÜŞÜNMELİDİR

Yapay zekânın gerçek değeri insanın yerine geçmesinde değil, insanın düşünme ve karar verme kapasitesini güçlendirmesindedir.

Doktora teşhis sürecinde, avukata mevzuat araştırmasında, öğrenciye eğitiminde, yöneticiye veri analizinde yardımcı olabilir. Bir tüketici için yüzlerce ürün ve hizmeti karşılaştırabilir; bir gezgin için bütçesine ve beklentilerine uygun destinasyon, uçuş, otel ve restoran alternatifleri oluşturabilir.

Bunlar korkulması değil, doğru kullanıldığı takdirde teşvik edilmesi gereken gelişmelerdir. Ancak temel ilke değişmemelidir: Yapay zekâ analiz eder, insan karar verir.

Çünkü karar hakkını insandan aldığımız anda mesele artık teknolojik kolaylık olmaktan çıkar.

PEKİ TAVSİYEYİ KİM BELİRLEYECEK?

Bir tüketici yapay zekâya “Eşimle beş günlük bir tatil yapmak istiyorum. Bütçem 2.000 Euro. Bana en uygun oteli öner.” dediğinde sistem onlarca alternatifi analiz edebilir.

Ancak gelecekte kendimize şu soruyu sormak zorunda kalabiliriz: Bu otel gerçekten benim için en uygun olduğu için mi karşıma çıktı, yoksa birileri görünürlüğünü satın aldığı için mi?

Sorun reklam değildir. Reklam ticaret hayatının doğal bir parçasıdır. Sorun, reklamın bağımsız tavsiye kılığına girmesidir.

Tüketici reklam gördüğünü biliyorsa değerlendirmesini buna göre yapar. Ancak objektif bir analiz aldığını düşünürken ticari ilişkiler tarafından şekillendirilmiş bir sonuca yönlendiriliyorsa artık reklamdan değil, karar........

© Hürses