Afet iletişim haritası ve zinciri

20 Mayıs'ta konuşmacı olarak Kocaeli Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'ndeydim. TİM Arama Kurtarma Derneği'nin YEDEP 2026 kapsamında hayata geçirdiği projenin ilk etabı olan konferans, farklı disiplinlerden gelen dört konuşmacıyı aynı salonda buluşturmuştu. TİM Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Abdullah Usanmaz açılış konuşmasında derneğin faaliyetlerini anlatırken afetlere hazırlıklı toplum oluşturmanın önemi, gönüllülük kültürünün geliştirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi meselelerini öne çıkardı. Sonrasında konuşmacılardan biri olarak ben de kentlilik bilinci, gönüllülük kültürü ve sivil toplumun kriz anlarındaki rolünü anlattım. Sakarya AFAD Teknisyeni ve Eğitmen Sayın Seyfullah Gök sahadaki müdahale deneyimlerini ve afet yönetiminde gönüllülerin kritik rolünü paylaştı. Son oturumda Atlı Spor Kulübü Başkanı Sayın Kadir Baştuğ atlı arama kurtarmanın alternatif bir müdahale yöntemi olarak nasıl işlediğini anlattı. Konuşmalar farklı kapılardan giriyordu; ama hepsinin çıktığı yer aynıydı: Afet anında sistemi işleten şey teknik kapasite kadar, belki daha fazla, koordinasyon ve iletişim kapasitesidir.

Bu noktayı önemsiyorum. Çünkü Türkiye'deki afet tartışmaları çoğunlukla yapı stoğu, deprem riski veya arama kurtarma ekipmanı üzerinde yoğunlaşır. Bunlar zorunlu ve acildir. Ama 2023 Kahramanmaraş depreminde sahada gördüğümüz şu gerçeği bir kez daha kanıtladı: Sorun bilginin nerede olduğunu, nereye gideceğini ve hangi kanaldan akacağını kimsenin tam olarak bilmemesiydi. Bilgi kirliliği ve zamanında dağıtılamamış bilgi, koordinasyonsuzluğu doğrudan besler. Amerikalı afet sosyoloğu Enrico Quarantelli'nin çalışmalarından damıtılan saptama bunu çok önce ortaya koymuştu: Afet anında asıl kriz bilgi........

© Hürses