Sanat Bize Bir Şey Söylemek Zorunda mı?
Yoksa Sanat Bazen Bize Hiçbir Şey Söylemeden Hissettiklerimizi mi Uyandırır?
Sanatın karşısına geçtiğimiz çoğu zaman ondan bize bir şey anlatmasını bekliyoruz.
Bir resme bakarken ressamın ne anlatmak istediğini, bir müzik dinlerken bestecisinin bize ne söylemeye çalıştığını, bir tiyatro oyununu izlerken oyunun bize hangi mesajı vermek istediğini düşünerek seyrediyoruz.
Sanki Sanatın karşısında durduğumuzda mutlaka bulmamız gereken tek bir cevap varmış gibi davranıyoruz. Oysa bazen bir resme bakarız ve nedenini bilmeden içimizde bir huzur oluşur, bazen bir müzik duyarız ve yıllar önce yaşadığımız bir anı birdenbire hatırlarız, bazen bir sahne izleriz ve oyuncunun söylediği tek bir cümle günlerce aklımızdan çıkmaz. Belki de Sanatın gücü her zaman bize ne anlatmak istediğinde değil, bizim içimizde neyi harekete geçirdiğindedir.
Belki de Sanat bize bir cevap vermek yerine, kendi içimizde unuttuğumuz bir duygunun kapısını açıyordur.
İşte bu yüzden aynı Sanat eserine bakan iki insanın birbirinden tamamen farklı şeyler hissetmesi hiç şaşırtıcı değildir. Bir tablonun karşısında duran biri renklerin içinde huzur bulurken, bir başkası aynı renklerde hüzün........
