Çocuk ve Tiyatro |
Perde Kapandıktan Sonra: Sanatı Eve ve Kalbe Taşımak Tiyatro salonundan çıkan bir çocuğun yüzündeki o ışığı hiç fark ettiniz mi?
Gözleri hala o sahnedeki renklerin parıltısını taşır, zihninde biraz önce tanık olduğu hikayenin tortuları vardır. Pek çok ebeveyn için tiyatro deneyimi, oyuncuların selam verip perdenin kapanmasıyla son bulur. Oysa gerçek sanat yolculuğu, tam da o “son alkıştan, perde kapandıktan sonra, salonun kapısından çıktıktan sonra başlar. Tiyatro sadece izlenen bir gösteri değil; eve taşınması, oyunun konuşulması, hayatımıza dahil edilmesi gereken yaşayan bir organizmadır diyebilirim.
Çocuğumuza dönüp nasıl beğendin mi sorusunun ötesine geçmektir as olan. Bu soruya alınan “Evet” cevabı, maalesef deneyimin o an orada tüketilip bitmesine sebep olur. Sanatın çocuk üzerindeki etkisini derinleştirmek için bu soruyu sormamış olalım, bir kenara bırakıp, onun zihnindeki pencereleri aralayacak anahtar sorular sormalıyız. Mesela “Sence kahraman o kararı verirken ne hissetti?” veya “Eğer sen hikayenin sonunda olsaydın neyi değiştirirdin?” ya da “Oyunun dekoru sana hangi mevsimi hatırlattı?” gibi sorular, çocuğu pasif bir izleyici........