Geleceğe Çağrı: "Bize Bir Şey Olur" Sorumluluğu
Türkiye 2001 ekonomik krizinin ağır faturasıyla yüzleşirken, biz Türkiye İç Denetim Enstitüsü olarak mesleğimiz adına tarihsel bir sorumluluğu üstleniyor ve “İç Denetim Dergisi”nin ilk sayısını basıma hazırlıyorduk.
Derginin basımının telaşı içindeyken, televizyon ekranlarına düşen görüntüler dünyayı sarsıyordu: ABD’de 11 Eylül saldırıları yaşanıyor, süper güç kabul edilen bir dünya devi kalbinden vuruluyordu.
Derginin ilk sayısında kaleme aldığım “Merhaba” başlıklı başyazımda, insanlığın ve toplumların en büyük zafiyetine işaret eden o tanıdık hikâyeyi tam olarak şöyle paylaşmıştım:
“Tanrı bir gün melekleri yanına çağırarak 'artık bilimsel çalışacağız' der. Melekler şaşkın, bu sözün ne anlama geldiğini Tanrı’ya sorarlar.
Tanrı, insanların ölürken söyledikleri son söz ile ahirette söyledikleri ilk sözlere bakarak, istatistik bir çalışma başlatacaklarını açıklar.
Bunun üzerine melekler başlarlar Tanrı’nın söylediği gibi istatistik tutmaya.
Bir gün Tanrı, meleklerden bu istatistikleri değerlendirmelerini ister. Melekler de istatistikleri değerlendirdiğinde; İngilizlerin 'Good bye my darling', Almanların 'Ich liebe dich', Fransızların ise 'O la la' sözlerini son ve ilk sözler olarak kullandıklarını, Türklerin de 'bana bir şey olmaz ağabey' dediklerini rapor olarak Tanrı’ya sunarlar." O gün, 11 Eylül trajedisinin sıcağı sıcağına şu satırları yazmıştım kâğıda: Dünya devi ABD’nin de ulaştığı süper güce rağmen riski göz ardı etme lüksü olmadığına........
