Gülistan Doku cinayeti ve bir adalet arayışı
Tam 6 yıl önce 5 Ocak 2020'de Tunceli'de, Türkiye'nin gündemine oturan bir "kayıp" olayı yaşandı. Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, öğretmeninin evinden çıkmış ve bir daha da geri dönmemişti. Kaçırılmış mıydı, intihar mı etmişti yoksa öldürülmüş müydü? Ailesi, arkadaşları yıllara varan bir mücadele yürüttü ama o sorulara bir cevap alınamadı. Sanki yer yarılmış ve bir genç kız kayıplara karışmıştı. İlk yıllarda soruşturma Gülistan Doku'nun Dinar Köprüsü'nden atlayarak intihar ettiği tezi üzerine kurulduğu için aylarca Uzunçayır Barajı taranmış, aramalar yapılmış ama ortaya bir sonuç çıkmamıştı. Oysa ailesi, başından beri gizli bir elin olayın faili meçhul kalması için özel çaba harcadığını, ortaya çıkan belge ve bilgilerin görmezden gelindiğini gördü ve işin peşini bırakmadı. Hatta intihar değil, cinayet ve delil karartma olduğunda ısrar etti. Bu tür durumlarda Orhan Gazi'ye ait olduğu söylenen o söz hep hatırlanır: "Adalet er veya geç tecelli eder." Gerçekten de tam 6 yıl sonra böyle oldu. Bir savcı dosyayı yeniden ele aldı ve adaletin tecelli edeceği yeni bir yol açıldı. Ortaya çıkan yeni........
