We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kovid-19 Salgınında Devlet Tarafından Alınan Tedbirler ve Özgürlük

2 10 2
01.03.2021

Özgürlük liberaller için temel değerdir. Üzerinde yoğun tartışmalar yapılan bir kavram olmakla beraber liberaller özgürlüğü bireye ait negatif bir değer olarak görür. Özgür olma veya olmama durumunda olan temel beşerî özne bireydir. Bireyin özgürlüğü ile, Bruno Leoni ve Friedrich. A. Hayek gibi önemli 20. yüzyıl liberal düşünürleri tarafından vurguladığı üzere, bireyin keyfi beşerî kısıtlama ve engellerle karşılaşmaması arasında bir doğru oranlı ilişki vardır. Bir birey diğer beşerî özneler tarafından keyfi olarak engellenmediği ölçüde özgürdür, engellendiği ölçüde özgür olmaktan uzaktır. Bu anlatıma dayalı bir inceleme bize özellikle çağdaş toplumlarda özgürlüğün bir ya hep ya hiç meselesi olmaktan ziyade bir derece meselesi olduğunu gösterir. Başka bir deyişle bugünün dünyasında tümüyle özgürlükçü bir ülke olmadığı gibi bir iki yer hariç insanın tümüyle veya tüme yakın biçimde köleleştirildiği bir yer de yoktur.

Liberaller haklı olarak özgürlük ile devlet arasında iki yönlü bir ilişki görmektedir. Devlet bir taraftan anayasal yönetim geleneğine uygun olarak bireyin özgürlüğüne saygı göstermekle, yani özgürlükçü olmakla, diğer taraftan da bireylerin özgürlüğünü diğer bireylerden gelecek özgürlük ihlâllerine karşı korumakla görevlidir. İnsanların devletin varlığına rıza göstermelerinin ve kendi kendilerine adaleti tesis etme hakkından vazgeçip bu hakkı/görevi devlete yüklemelerinin ardında yatan ana sebepler veya gerekçeler de bunlardır. Son yıllarda Türkiye’de yaşanan FETÖ olayı özgürlüğün sadece birey-devlet ilişkisi çerçevesinde ele alınmasının yanlış ve yetersiz olduğuna dair işaretler sergilemiştir. Dolayısıyla özgürlüğe ilişkin liberal teori gözden geçirilmek zorundadır. Ancak, bu mevzuları bu tür yazılardan ziyade daha derinlikli akademik çalışmalarda ele almak uygun olacaktır…

Dünyada tümüyle özgürlükçü diyebileceğimiz bir devlet olmadığı gibi özgürlüğün her şart ve durumda ne olup ne olmadığına, korunup korunmadığına, çiğnenip çiğnenmediğine ilişkin sıfır sorunlu bir toplumsal hayat da mevcut değil. Özellikle kriz zamanlarında hemen her mesele gibi özgürlük meselesi de çok tartışılır hâle geliyor. Öyle sanıyorum ki tüm dünya şimdi bir kriz durumundan geçmekte. Kovid salgını, salgınla mücadelede, belki de kaçınılmaz olarak, devlet otoritesini öne çıkarmakta. Bu durumda devletlerin kovid ile mücadele için aldıkları ve bir kısmını topluma dayattıkları tedbirlerin bir özgürlük ihlâli teşkil edip etmediği tartışılmakta. Sabah gazetesi köşe yazarı Melih Alınok’un geçtiğimiz Cumartesi günkü yazısında bana yönelttiği sorular da ana hatlarıyla bu hususa ilişkindi (https://www.sabah.com.tr/yazarlar/melihaltinok/2021/02/27/yoksa-sorun-sende-degil-bende-mi-atilla-hocam ).

Türk devleti dâhil olmak üzere tüm devletler kovid ile mücadeleye yönelik kolektif siyasî kararlar alıyor. İsveç ve İngiltere başlangıçta toplumda sürü bağışıklığının kendiliğinden kazanılması beklentisine dayanan stratejiler denedi ama kısa sürede başarısızlık emareleri ortaya çıkınca bundan vazgeçti. Şu anda tüm devletler salgınla mücadelede başı çekmekte. Zoraki aşı uygulamaları, sokaklarda maske takma mecburiyeti, insanların samimî ve korumasız bir şekilde bir arada uzun zaman geçirdiği lokanta ve kafelerden........

© Hür Fikirler


Get it on Google Play