Peki Ya Gelecek
Tarih boyunca insanlık geleceği hep savaşlarla, ordularla ve fetihlerle şekillendireceğini düşündü.
Oysa 21. yüzyılın ortasına doğru ilerlerken dünyanın yeni haritasını artık tanklar değil, ticaret yolları çiziyor.
Yeni dünyanın en güçlü ülkeleri en büyük ordulara sahip olanlar değil; en güçlü limanlara, en hızlı demir yollarına, en güvenilir hukuk sistemine, en nitelikli insan kaynağına ve en özgür piyasalara sahip olanlar olacak.
Artık ekonomik güç, askeri gücün önüne geçmiş durumda.
Ve bu dönüşüm daha yeni başladı.
Bugün dünya nüfusu yaklaşık 8,2 milyar.
2050 yılında ise 10 milyara yaklaşacak.
Bu sadece daha fazla insan demek değildir.
Daha fazla enerji ihtiyacı…
Daha fazla dijital ticaret…
Ve her şeyden önemlisi daha fazla rekabet demektir.
Önümüzdeki otuz yılın en büyük savaşı petrol için değil, üretim kapasitesi için yaşanacaktır.
Ülkeler artık birbirlerinin topraklarını değil; pazarlarını, teknolojilerini, limanlarını ve tedarik zincirlerini kontrol etmeye çalışacaktır.
Yapay zekâ fabrikalara girecek.
İnsanlar üretmeye devam edecek ama kararları algoritmalar verecek.
Kamyonlar şoförsüz hareket edecek.
Gemiler rota optimizasyonunu kendi yapacak.
Depolar insansız çalışacak.
Gümrük işlemleri saniyeler içinde tamamlanacak.
Dijital para sistemleri uluslararası ticaretin maliyetlerini büyük ölçüde azaltacak.
Belki de birkaç dakika içinde dünyanın herhangi bir ülkesine ödeme yapmak sıradan bir işlem hâline gelecek.
Bütün bunlar gerçekleşirken ülkeler arasındaki en büyük rekabet artık ucuz iş gücü olmayacak.
Hukuk güvenliği olacak.
Çünkü sermaye korkuyu........
