Küreselleşme Bitiyor mu? |
Dünya ekonomisi son yıllarda yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Bu hafta uluslararası ekonomi gündeminin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise ABD-Çin merkezli ticaret savaşlarının yeniden sertleşmesi ve bunun küresel ticaret düzenini doğrudan sarsması oldu. Özellikle dijital ticaret, kritik mineraller, enerji güvenliği ve gümrük tarifeleri üzerinden büyüyen gerilim, artık klasik bir “ticaret rekabeti” olmaktan çıkıp küresel ekonomik bloklaşmaya dönüşüyor.
Bir dönem dünya ekonomisinin temel mottosu “serbest ticaret” idi. Dünya Ticaret Örgütü’nün kurulmasıyla birlikte sınırlar daha geçirgen hale gelmiş, üretim ağları küreselleşmiş, sermaye akışları hızlanmıştı. Ancak bugün geldiğimiz noktada devletler artık yalnızca ekonomik verimlilik düşünmüyor; güvenlik, stratejik bağımsızlık ve jeopolitik riskler ekonomik kararların merkezine oturuyor.
ABD’nin Çin’e yönelik yeni tarifeleri, teknoloji kısıtlamaları ve kritik maden alanındaki baskıları yalnızca iki ülkeyi değil bütün dünyayı etkiliyor. Çin’in buna karşı nadir toprak elementleri ve güneş paneli teknolojileri konusunda kısıtlamalara hazırlanması, yeni dönemde ekonomik savaşların enerji ve teknoloji üzerinden yürütüleceğini gösteriyor.
Aslında mesele sadece ABD ile Çin arasındaki rekabet değil. Bu gelişmeler, küreselleşmenin karakter değiştirdiğini gösteriyor. Artık........