ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA BEKLETİCİ MESELE SORUNU
I. Genel Olarak
Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu mallarda mevcut ortaklık ilişkisinin sona erdirilmesini amaçlayan ve niteliği gereği ivedilikle sonuçlandırılması gereken dava türlerindendir. Zira bu davalar, taraflar arasındaki sürekli mülkiyet ilişkisini ortadan kaldırarak hukuki ve ekonomik barışı sağlamayı hedeflemektedir.
Ne var ki uygulamada, bu davaların makul sürede sonuçlanmasını engelleyen yapısal ve usulî pek çok sorunla karşılaşılmaktadır. Bu sorunlardan biri de yargılama devam ederken ortaklardan birinin payını üçüncü bir kişiye devretmesi ve diğer ortağın bu devir üzerine şufa (önalım) hakkını kullanarak dava açması hâlinde, ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin şufa davasını bekletici mesele yapmasıdır.
Her ne kadar bu uygulama bazı durumlarda hukuken zorunluymuş gibi görünse de pratikte ortaklığın giderilmesi davasının aylarca, hatta yıllarca sonuçsuz kalmasına yol açmakta; bazı hâllerde ise açıkça kötü niyetli ve yargılamayı uzatmaya yönelik davranışların etkili bir aracı hâline gelmektedir.
II. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Niteliği ve İvediliği
Ortaklığın giderilmesi davaları, taraflar arasındaki mülkiyet ilişkisini sona erdirmeyi amaçlar. Bu davalarda mahkemenin görevi, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığını değerlendirmek; mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermektir (TMK m. 699 vd.).
Bu davaların temel özellikleri şu şekilde özetlenebilir:
· Taraflar arasındaki sürekli bir hukuki ilişkiyi sona erdirme amacı taşımaları,
· Toplumsal ve ekonomik barışın sağlanmasına hizmet etmeleri,
· Yargılamanın uzamasının, tarafların mülkiyet hakkını fiilen anlamsızlaştırması.
Bu nedenlerle gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında, ortaklığın giderilmesi davalarının makul sürede ve gereksiz usulî engellere takılmaksızın sonuçlandırılması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.
III. Pay Devri ve Şufa (Önalım) Hakkının Kullanılması
Paylı mülkiyette, ortaklardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması hâlinde, diğer ortaklara kanundan doğan bir önalım hakkı tanınmıştır (TMK m. 732). Bu hak, payın üçüncü kişiye devrinin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren iki yıl içinde dava yoluyla kullanılabilir (TMK m. 733).
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan tipik senaryo şu şekildedir:
1. Ortaklardan biri hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır.
2. Yargılama devam ederken bu ortak payını üçüncü bir kişiye devreder.
3. Diğer ortak veya ortaklar bu devir üzerine şufa hakkını kullanarak dava açar.
4. Ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkeme, açılan şufa davasını bekletici mesele yapar.
Bu noktada, bekletici mesele kurumunun nasıl ve hangi ölçütlerle uygulanması gerektiği sorunu ortaya çıkmaktadır.
IV. Bekletici Mesele Kurumu ve Uygulamadaki Yorum Sorunu
HMK m. 165 uyarınca, bir davada verilecek hükmün başka bir davanın sonucuna bağlı olması hâlinde mahkeme bekletici mesele kararı verebilir.
Kanun hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, bekletici mesele kararı verilmesi mahkemenin takdir yetkisine bırakılmıştır.
Uygulamada ise şufa davasının sonucunun,........
