MENFİ TESPİT DAVASINDA (CİRO YOLUYLA DEVRALINAN) TÜKETİCİ SENETLERİNDE İYİNİYET İDDİASI

I. Genel Olarak

Menfi tespit davası, icra ve iflas hukuku kapsamında, borçlunun veya üçüncü kişilerin haklarını korumak amacıyla açılan özel bir davadır. Bu dava, özellikle icra takibi sırasında borçluya yöneltilen hukuki riskleri sınırlamak ve haksız takiplerin önüne geçmek için önemlidir.

Tüketici senetlerinin üçüncü kişilere ciro yoluyla devredilmesi hâlinde, menfi tespit davası bağlamında ortaya çıkan iyiniyet iddiası sorunu, uygulamada sıkça karşılaşılan ve tartışmalı bir meseledir.

Soru şudur: Tüketici işlemlerine dayanan bir senet, ciro yoluyla devralan üçüncü kişi tarafından takip konusu yapılırsa, menfi tespit davası açan borçlu, tüketici hukukundan kaynaklanan itiraz ve defilerini ileri sürebilir mi? Üçüncü kişi, sırf senedi ciro ile iktisap ettiği gerekçesiyle iyiniyetli sayılabilir mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2023 tarihli, (2023/23 E., 2023/3545 K.) kararı, bu sorunun sınırlarını net biçimde ortaya koymuştur. Somut olayda, tüketiciye ait senet ciro yoluyla devralınmış, Yüksek Mahkeme, senedin tüketici işleminden doğması hâlinde üçüncü kişinin iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceğini vurgulamıştır. Bu karar, menfi tespit davası uygulamaları açısından büyük önem taşımaktadır.

II. Tüketici İşlemi İçin Düzenlenen Senedin Ciro Yoluyla Devredilmesinde İyiniyet İddiası

Tüketici senetleri, şeklen kambiyo senedi niteliği taşısa da maddi anlamda tüketici işlemi niteliği taşır. Burada korunması gereken, senedin kendisi değil, tüketicinin ekonomik ve hukuki bütünlüğüdür.

Tüketicinin........

© Hukuki Haber