Önödeme Kapsamına Alınan Suçlarda Lehe Kanun Tespiti

Bu yazımızda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Önödeme” başlıklı hükmünün 1. fıkrasının (b) bendi uyarına hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak belirlenecek miktar bakımından lehe kanunun nasıl tespit edileceği incelenecektir.

Bu incelemeyi, konu bakımından emsal nitelikte olan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.04.2022 tarihli, 2019/8-580 E. ve 2022/273 K. sayılı kararı üzerinden yapacağımızdan, önce karara konu olay, sonrasında Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararından bahsedilip, en son değerlendirmemize yer verilecektir.

I. Karara Konu Olay

Somut olayda; 14.01.2013 tarihinde sanığın pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, bu ceza Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 05.02.2014 tarihli kararıyla eksik inceleme nedeniyle bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince 18.07.2014 tarihinde yeniden sanığın mahkumiyetine karar verilmişse de, 07.02.2017 tarihinde Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bu defa iddiaya konu suçun önödemeye bağlı hale getirilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesi, 05.12.2017 tarihli kararında önödeme hükümlerini tatbik ederek hüküm kurmuşsa da, temyiz incelemesinde Yargıtay 8. Ceza Dairesi, “TCK’nın 75/1-c madde ve fıkrasına göre suç tarihi itibarıyla günlüğü 20 TL’den 600 100 TL üzerinden önödeme uyarısı yapılması gerekirken önödemeye esas miktarın 1.000 TL hesaplanarak fazla önödeme uyarısında bulunulmasının” hukuka aykırı olduğunu belirtip, üçüncü kez bozma kararı vermiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin bu bozma kararına karşı, İlk Derece Mahkemesi tarafından; “6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinin 02.12.2016 tarihli, 6763 sayılı Kanun kapsamında TCK’nın 75. maddesi gereğince önödemeye tabi tutulduğu, TCK’nın 7. maddesi gereğince lehe aleyhe kanun değerlendirilmesi yapıldığında 6763 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 75. maddesinin sanık lehine olduğu ve lehe aleyhe kanun değerlendirilmesinin kül halinde uygulanması gerekmektedir. Yine TCK’nın 75. maddesi gereğince önödemeye esas miktarın hapis cezasının gün karşılığının hesaplanmasının 30 TL üzerinden hesaplanması öngördüğü hususu da nazara alınarak; TCK’nın 7, yerleşik Bölge Adliye Mahkemesi kararları ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 2018/921 esas, 2018/2146 karar, 11.10.2018 tarihli kararında da belirtildiği üzere ‘6136 sayılı Yasa’nın 13/4. madde ve fıkrası suçunun ise 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödeme kapsamına alındığının anlaşılması ve sanık hakkında bu suçtan önödeme teklifi yapıldığına ilişkin belgeye dosya arasında rastlanılmaması karşısında; denetime olanak sağlanması açısından yapıldı ise sözü edilen önödeme teklifine ilişkin belge ile var ise ödeme makbuzu temin edilip dosyasına konulduktan, önödeme teklifinin yapılmaması halinde ise, sanık hakkında 6136 sayılı Yasa’nın 13/4. maddesinde belirtilen hapis cezasının alt sınırı olan 1 ay hapis karşılığı 30 gün için 5237 sayılı TCK’nın 75/1-b maddesi gereğince 30 TL’den ve 5 gün adli para cezası için 20 TL’den hesaplanarak 1.000 TL adli para cezası ile 1 adet tebligat gideri olan 10 TL yargılama gideri toplamı 1.010 TL’yi tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ... Hazinesi veznesine yatırarak ödendiğine dair makbuzu ibraz etmesi halinde hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 75. Maddesi gereğince düşürülmesine karar verileceği,’ öngörüldüğü bu kapsamda sanık hakkında 6136 sayılı Yasa’nın 13/4. maddesinde belirtilen hapis cezasının alt sınırı olan 1 ay hapis karşılığı 30 gün için 5237 sayılı TCK’nın 75/1-b maddesi gereğince 30 TL’den ve 5 gün adli para cezası için 20 TL den hesaplanarak 1.000 TL adli para cezası ve 85,85 TL tebligat gideri olmak üzere 1.085,85 TL’yi içerir önödeme ihtaratının sanığa gönderilmiş olmasına rağmen söz konusu miktarı ödememiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında verilen...Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli 2017/140 esas, 2017/434 karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olması” gerekçesine yer verilerek, direnme kararı verilmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi; İlk Derece Mahkemesinin kararını yerinde bulmadığından, uyuşmazlığın çözümlenmesi için dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göndermiştir.

II. İlk Derece Mahkemesi ile Yargıtay Ceza Dairesi Arasında Çözümlenmesi Gereken Uyuşmazlık

Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından yapılan tespit doğrultusunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu; suç tarihi itibariyle TCK m.75’de düzenlenen önödeme hükümlerinin uygulanması sırasında sanığa atılı suç için öngörülen hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak ödenecek miktarın her gün için otuz Türk Lirası üzerinden mi yoksa yirmi Türk Lirası üzerinden mi hesaplanacağının belirlenmesine ilişkindir.

Diğer bir ifadeyle; TCK m.75 kapsamında bir değerlendirme yapılırken, lehe kanun hükmünün somut olayda nasıl tespit edilip uygulanacağı, sanık bakımından yirmi Türk Lirası’nın uygulanıp uygulanamayacağı çözümlenmesi gerekmektedir.

III. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Görüşü

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 19.04.2022 tarihli, 2019/8-580 E. ve 2022/273 K. sayılı kararında özetle; suçun önödeme kapsamına alındığı tarihin esas alınması gerektiğini, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13. maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan suçun, 6763 sayılı Kanunla 02.12.2016 tarihinde 5237 sayıl Türk Ceza Kanunu m.75’de düzenlenen önödeme kapsamına alındığından, bu tarih itibariyle TCK m.75’e göre paraya çevirme miktarı olan 30-TL üzerinden hesap yapılması gerekirken, Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin suçun önödeme kapsamına alındığı........

© Hukuki Haber