DOĞA TÜKENİRKEN DEMOKRASİ SUSAMAZ |
Demokrasinin yerleştiği toplumlarda en sessiz ama en etkili güçlerden biri sivil toplum kuruluşlarıdır. Çünkü onlar gücünü devletten değil, vicdandan alır. Bağımsızdırlar; bu yüzden değerlidirler.
Sivil toplum dediğimiz yapı, gönüllülükle ayakta durur. Orada idealizm vardır; çıkar değil. Bu yüzden bir STK yalnızca bir kurum değil, toplumun aynasıdır. Yanlışı söyler, doğruyu savunur, gerektiğinde iktidara karşı durur, gerektiğinde doğanın sesi olur.
Bugün çevre alanında çalışan kuruluşlar yalnızca ağaç dikmiyor; aslında geleceği koruyor. Tema’dan wwf’ye, Turmepa’dan Çekül’e, İstanbul Çevre Konseyinden,Tüketiciler Konfederasyonuna, Çevre dostu Derneğinden, Doğa Savaşçılarına uzanan bu çaba, toprağın, suyun ve havanın savunulmasıdır. Çünkü mesele artık yalnızca çevre değil, doğrudan yaşamdır.
Dünya da aynı gerçeği daha sert yaşıyor. Şirketlerin “çevreci” maskesiyle yaptıkları yanıltıcı reklamlar mahkeme salonlarına taşınıyor. Gençler, “geleceğimizi çalıyorsunuz” diyerek hükümetlere dava açıyor. Petrol devleri, yıllarca sakladıkları gerçeklerin bedelini ödemeye zorlanıyor.
Artık doğa, hukukun da konusu.
Yıllar önce bir........