UYGULAMADAKİ AKSAKLIKLAR ve ÖNERİLERLE SPORDA ŞİDDET ve DÜZENSİZLİK (1) |
Yaptığımız çalışma ve değerlendirme sonucunda şunun tespiti yapılmıştır: 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin önlenmesine Dair Kanun’un yürürlük tarihi, kendine özgü hükümleri ve uygulamasının sadece yasada belirtilen amaç ve kapsamındaki eylemlere yönelik olması nedeniyle uygulama birliği sorununun devam ettiğini söylemek mümkündür. Başka bir deyişle daha çok uygulamaya yönelik farklılık ve tereddütlerin olduğu görülüyor. Gerek meslektaşlarla yapılan görüşmeler, bilgi alışverişleri, gerekse de intikal eden dosyalar, yetkisizlik kararları ile incelenen Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararlarından bu durum daha bariz bir şekilde anlaşılıyor. Daha önce bu suçlara sadece Yargıtay’ın ilgili ceza dairesinin bakmasıyla bir kısım tereddüt ve yorumlar Yargıtayca ele alınarak sorunların giderilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına önemli katkı verilmiştir. Özellikle istinafların yürürlüğe girmesi sonucunda hem istinaf ilgili (özel suçlara bakmakla görevli) ceza dairelerinin sayısının fazlalığı ve bir kısım cezaların kesin olup kanun yoluna tabi olmaması ile olması gereken farkındalığın ilgililer arasında yaygın olmaması gibi nedenlerle uygulama birliği sorunu oluşabilmektedir. Meydana gelen ve kamuoyunca yapılan tartışmalar da göstermiştir ki oluşan birtakım tereddütler sonucunda, 7182 sayılı Kanunla, önemli ve isabetli düzenlemeler yapılmıştır.
Bu çalışmada uygulamada gördüğümüz aksaklık, tereddüt ile bunlarla beraber “olmasında veya giderilmesinde yarar görülen önerileri” ele alacağız. Belirtelim ki buradaki sorun ve öneriler spor hukukumuzun, yani taraftar, spor kulüpleri veya federasyonları ve diğer spor paydaşlarının (aşağıdaki ilk hususun dışında) temel sorunları değil, daha çok 6222 sayılı Kanun özelindeki sorun ve önerileridir. Özellikle uygulamada karşımıza çıkan sorunlar ve spordaki şiddet ve düzensizliğin daha etkin bir şekilde giderilebilmesi ya da olabilecek en aza indirilebilmesinin temini bakımından aşağıdaki hususlara dikkat çekmekte yarar olabileceğini düşünüyoruz. Bu yönden öncelikle yasanın içeriği kapsamında bir kısım düzenleme ve/veya suçlara kısaca bakılmıştır.
Bu çalışma şu amaçla yapılmıştır: Gerek yasalarımızın ve bu çerçevede ilgili bakanlıklarımızın, bağlı kamu kurum ve kuruluşlarımızın gerekse de spor paydaşlarından olan spor kulüplerimizin, taraftarlarımızın ve federasyonlarımızın varlık amacı olarak, spor alanlarında yaşanması muhtemel şiddetin, düzensizliğin, karmaşanın önüne geçmek ve spor ahlakına, insan onuruna uygun koşullar içerisinde müsabaka izlenmesinin sağlanmasına, ülkemiz sporunun kalitesinin artırılmasına ve spor paydaşlarının hak ve sorumluluklarının pekiştirilmesine yönelik olası mevzuat çalışması, hazırlık veya uygulama değerlendirmelerinde karınca kararınca katkı vermek üzere aşağıda belirtilen sorunların ve bunlara ilişkin önerilerin tartışılıp değerlendirilmesinin yararlı olacağına dair kanaatimiz yüksek takdire maruzdur.
Spordaki şiddet ve düzensizliğin daha etkin olarak giderilebilmesi için uygulaya yansıyabilen aksaklıkları, daha etkili olabilecek ve tartışılmasında yarar olabilecek hükümleri ve bunlara karşı olası öneriler aşağıda gösterilmiştir. Başka bir deyişle uygulamadaki aksaklıklar ve bunlara karşı geliştirilebilecek olası öneriler veya çözüm yollarının tartışılabilmesine katkı için hem mesleki faaliyet hem de bu konuya özgü yapılan kitap ve makale çalışmaları neticesinde aşağıdaki hususların değerlendirilmesinin yararlı olabileceği, katkı verebileceği düşünülmüştür. Daha ayrıntılı ve gerekçeli hali ise ilgili kaynaklarda gösterilmiştir.
İlgili Sorun ve Çözüm Önerileri
Genel olarak kodifikasyon ve spor mahkemelerinin tartışılması yararlı olabilecektir. Spor hukuku olarak da edilen bu alanda birden fazla (Sporda Şiddet… 6222, Spor Kulüpleri ve Federasyonları… 7405, Bahis… 7258, TFF…5894, Gençlik ve Spor… 3289 sayılı Kanunlar) yürürlüktedir. Bunun yayında bu kanunlara dayanılarak ilgili spor dalına göre çok sayıda yönetmelik, statü, talimat gibi çıkarılan alt mevzuat vardır. Gittikçe artan oranda rağbet ve uygulama alanı bulan spor hukuku gerek hukuk fakültelerinde gerekse de yargıda halen temel bir alan olarak ele alınmamıştır. Genel olarak benzer hukuki yararı korumaya yönelik mevzuat, ihtiyaç duyuldukça zaman içinde farklı düzenleme (yeni, ilave, değişiklik) yapılması yoluna gidilmiştir. Bu durum, zamanla ihtiyaç veya sorunların değişmesi veya kısmi mevzuat dağınıklığı gibi nedenlerle kısmen karmaşık bir yapıya neden olmuştur. Uygulamanın daha hızlı, etkin ve anlaşılabilir olabilmesi için ilgili bakanlıkların koordinesinde uygulamacılar, akademisyenler ve spor paydaşlarının katılımıyla yapılacak geniş bir çalışma ve değerlendirme sonucunda bir kodifikasyona gidilmesi yararlı olabilecektir. “Spor Kanunu” olarak da isimlendirilebilen bu temel yasada tüm spor dalları için geçerli genel hükümler, spor dalının niteliğine göre özel hükümler, ceza ve usul hükümleri yer alabilir. Bunun yanında ihtiyaç olan belli yerlerde Spor Mahkemelerinin kurulmasının yararlı olup olmadığının tartışılmasında yarar olabilir.
Gerek ilk derece mahkemeleri gerekse de istinaf kararları incelendiğinde yasa maddelerine pek uyumlu olmayan ve birbiriyle çelişkili kararların sayısının önemli bir oranda olduğu görülecektir. Daha önce önemli ölçüde Yargıtay (kapatılan) 19 ve 7. Ceza Daireleri kararları ile uygulama birliği büyük oranda sağlanmakta idi. İstinafların yürürlüğe girmesi ile bu suçlara çok sayıda ve farklı yerlerdeki dairelerin bakması, farklı uygulamaları (kararların verilmesini) beraberinde getirmiştir. Bu suçlardaki ceza miktarlarının önemli kısmı, ilk derece mahkemesinin, CMK’nın 272/3-a maddesi kapsamında kesinlik sınırı içindeki adli para cezası olması ile diğer kararların neredeyse tamamına yakınının istinafta kesinleşmesi, yani Yargıtay denetimine tabi olmamasının da etkisi vardır. Bunun yanında 6222 sayılı Kanun’un gerek kendine özgü hükümleri, içeriğinin anlaşılma durumu, gerekse bazı yerlerde az uygulanması........