KENTSEL DÖNÜŞÜMDE MAĞDURİYETLERİ AZALTACAK BİR ENSTRÜMAN: BİNA TAMAMLAMA SİGORTASI VE HUKUKİ GÜVENCELER
Türkiye, jeolojik konumu itibariyle bir deprem ülkesidir. Bu gerçeklik, eski ve riskli yapı stokunun yenilenmesini, yani Kentsel Dönüşümü hayati bir zorunluluk haline getirmiştir. Ancak bu süreçte kat maliklerinin ve biz hukukçuların en büyük endişesi bellidir: "Ya müteahhit inşaatı bitiremezse?"
Yılların birikimi olan evlerini bir imza ile müteahhide teslim eden vatandaşlarımızın, inşaatın yarım kalması sonucu yaşadığı mağduriyetler ne yazık ki sıkça karşılaştığımız üzücü tablolardır. İşte tam bu noktada, hem bir hukukçu olarak bizlerin elini güçlendiren hem de vatandaşa "oh" dedirten bir güvence mekanizması devreye girmektedir: Bina Tamamlama Sigortası.
Bu makalemizde, inşaat sektöründe yaşanan "yarım kalmış hayalleri" önleyen, hukuki altyapısı sağlam ancak uygulamada hak ettiği değeri henüz tam göremeyen bu sigorta türünü, kat malikleri ve meslektaşlarımız için mercek altına alacağız.
Hukuki Dayanak
Bina Tamamlama Sigortası, hukuk sistemimize bir "lüks" olarak değil, bir "tüketici koruma kalkanı" olarak girmiştir. Sürecin hukuki temelleri şu şekildedir:
- 28 Mayıs 2014: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502 Sayılı Kanun) yürürlüğe girmiş ve konut satışlarında tüketicinin mağduriyetini önlemek adına ön ödemeli konut satışlarında teminat zorunluluğu getirilmiştir.
- 11 Mart 2015: Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan "Bina Tamamlama Sigortası Genel Şartları" ile sistemin uygulama esasları belirlenmiş ve sigorta resmen yürürlüğe girmiştir.
Kanun koyucu burada çok net bir irade ortaya koymuştur: Konut satış ve teslimatlarında tüketiciyi, finansal gücü yetersiz firmaların risklerinden korumak.
Bina Tamamlama Sigortası Nedir?
En yalın haliyle Bina Tamamlama Sigortası; müteahhidin iflas etmesi, mali krize girmesi veya sözleşmede taahhüt edilen süre........
