KENTSEL DÖNÜŞÜMDE AZINLIK PAYINA İLİŞKİN İDARENİN YAPTIĞI TAŞINMAZ SATIŞ İŞLEMİNİN İDARİ YARGI DENETİMİ: ŞEKİL Mİ, ESAS MI?

Kentsel dönüşüm süreci, riskli yapıların yenilenmesi amacıyla getirilmiş hayati bir mekanizma olsa da, uygulama aşamasında mülkiyet hakkı gibi anayasal bir hakkın sınırlarını zorlayan durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu sürecin en kritik virajlarından biri, 6306 sayılı Kanun kapsamında salt çoğunluğun kararına katılmayan azınlık hisselerinin, idare eliyle satışa çıkarılmasıdır.

Uygulamada, idarenin gerçekleştirdiği bu satış işlemlerine karşı açılan davalarda idare mahkemelerinin denetim sınırları sıkça tartışma konusu olmaktadır. Mahkemelerin denetimi sadece ihale usulü ve bedel takdiri ile mi sınırlı kalmalıdır? Yoksa satışa dayanak teşkil eden sözleşmenin adil olup olmadığı, yani "işin esası" da yargı denetimine tabi tutulmalı mıdır?

Bu makalemizde, idarenin satış işlemlerinin hukuki niteliğini, yargısal denetim usullerini ve özellikle yargının mülkiyet hakkını korumak adına benimsemesi gereken geniş kapsamlı denetim kriterlerini ele alacağız.

1. İŞLEMİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GÖREVLİ MAHKEME

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca; riskli yapı tespiti kesinleştikten sonra maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile bina ortak karar protokolü imzalanır. Bu karara katılmayan azınlık hisseleri ise, Bakanlık (veya yetki devri yapılan İdare) tarafından rayiç bedel üzerinden açık artırma usulü ile satılır.

Burada idarenin yaptığı satış işlemi, kamu gücüne dayalı, tek taraflı ve icrai bir "İdari İşlem" niteliğindedir. Dolayısıyla, bu işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla açılacak davalarda görevli yargı yeri İdare Mahkemeleri, dava türü ise İptal Davası'dır.

Her ne kadar mülkiyetin devri söz konusu olsa da, işlemin tesis edicisi idare olduğundan Adli Yargı değil, İdari Yargı görevlidir.

2. İDARİ YARGI DENETİMİNİN KAPSAMI: MEVCUT UYGULAMA

İdare mahkemelerinde açılan iptal davalarında, mahkemeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) çerçevesinde işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetler. Ancak mevcut uygulamada mahkemelerin denetim refleksleri genellikle şu iki noktada yoğunlaşmaktadır:

1.........

© Hukuki Haber