menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Duruşmaların Canlı Yayınlanması: Hukuki Engeller ve Yasal Düzenleme İhtiyacı

6 0
23.11.2025

Giriş

Türk hukuk sisteminde yargılamaların aleniliği ilkesi, Anayasa ve ilgili kanunlarla güvence altına alınmış temel bir prensiptir. Bu ilke, yargısal faaliyetlerin şeffaflığını sağlamak, kamu denetimini mümkün kılmak ve yargılamada keyfiliği önlemek amacıyla büyük önem taşır. Ancak, duruşmaların "canlı yayınlanması" kavramı, mevcut yasal düzenlemeler ve uygulamalar çerçevesinde belirli sınırlamalara tabidir. Özellikle son dönemde kamuoyunun yoğun ilgisini çeken Ekrem İmamoğlu yargılaması gibi davalar, duruşmaların canlı yayınlanmasının hukuki engellerini ve bu yönde bir yasa değişikliği ihtiyacını yeniden gündeme getirmiştir. Bu makalede, Türk hukukunda duruşmaların canlı yayınlanmasının önündeki hukuki engeller, bu engellerin temel dayanakları ve olası yasal düzenleme önerileri, söz konusu yargılama özelinde ele alınacaktır.

I. Yasal Çerçeve: Duruşmaların Aleniliği ve Kayıt Yasağı

Türk hukukunda duruşmaların aleniliği ilkesi, Anayasa'nın 141. maddesi ile güvence altına alınmıştır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması Madde 141 – Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir. Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.

Bu maddeye göre, mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Ancak, genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına karar verilebilir. Bu düzenleme, duruşmaların fiziksel olarak izlenebilirliğini ifade eden "aleniyet" ilkesini ortaya koymaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) da bu ilkeyi detaylandırmaktadır.

A. Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Aleniyet ve Kayıt Yasağı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 182. maddesi, duruşmanın açıklığını düzenlerken, 184. maddesi açıklığın kaldırılmasına ilişkin hükümleri içermektedir.

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

İKİNCİ BÖLÜM Duruşma Duruşmanın açıklığı Madde 182 – (1) Duruşma herkese açıktır. (2) Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir. (3) Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Açıklığın kaldırılması hakkında karar Madde 184 – (1) 182 nci maddede gösterilen hâllerde, açıklığın kaldırılması istemine ilişkin olarak yapılacak duruşma, istem üzerine veya mahkemece uygun görülürse kapalı yapılır.

CMK'da duruşma sırasında ses ve görüntü kaydı alınmasına ilişkin doğrudan bir yasak bulunmamakla birlikte, yargılamanın düzenini ve tarafların haklarını koruma amacı güden genel ilkeler ve uygulamalar, bu tür kayıtların izinsiz yapılmasını engellemektedir. Özellikle tanıkların birbirini etkilememesi, sanığın savunma hakkının ihlal edilmemesi ve yargılamanın tarafsızlığının korunması gibi hususlar, kayıt yasağının temel gerekçeleridir. Nitekim, Ceza Genel Kurulu'nun bir içtihadında tanıkların birbirini etkilememesi ve yönlendirmemesi maksadıyla her tanığın ayrı ayrı dinlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, duruşma salonunda yapılacak ses ve görüntü kayıtlarının tanık beyanlarını etkileme potansiyeli nedeniyle sakıncalı görüldüğünü göstermektedir.

Ceza Genel Kurulu 2019/371 E. , 2020/422 K.

Anılan Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasına ilişkin kanun taslağı gerekçesinde; "Tanıklar, dava konusu olay hakkında bildiklerini doğru ve eksiksiz anlatmakla yükümlü olduklarından, madde bunun gerçekleşmesi için tanıkların birbirlerini etkilememeleri ve yönlendirmemeleri maksadıyla her tanığın ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır." açıklaması yer almaktadır Bu hususta öğretide; "Tanıkların beyanda bulunduktan sonra duruşma salonundan çıkartılmaları gerekir Aksi takdirde yeniden dinlenmesi gereken tanık, duruşmada dinlenen diğer tanıkların veya sanığın söylediklerini duymuş olacağı için bunların etkisinde kalarak beyanda bulunabilir

B. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda Aleniyet ve Kayıt Yasağı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 28. maddesi de duruşma ve kararların bildirilmesinin aleniliğini........

© Hukuki Haber