BOŞANMA DAVALARINDA KUSUR

Kim Haklı, Kim Kusurlu? Hukuk Ne Diyor?

Bir boşanma sürecinden geçiyorsanız ya da geçmek üzereyseniz, en güçlü beklentilerinizden biri muhtemelen şudur: yaşananların gerçek sorumlusunun karşı taraf olduğunu mahkemenin de görmesi. Bu duygu son derece doğaldır. İnsan, yıllarca taşıdığı kırgınlıkların, incitici sözlerin, yerine getirilmeyen sözlerin ardından haklılığının bir de hâkim tarafından teyit edilmesini bekler. Ne var ki boşanma davasında "kusur" dediğimiz kavram, çoğu zaman bu beklentiyle örtüşmez. Bir olayın yaşanmış olması ayrı şeydir, o olayın hukuken kime ve ne ölçüde yüklenebileceği ayrı şey. Bugün, boşanma davasının belki de en çok yanlış anlaşılan kavramını, yani kusurun hukuki boyutunu birlikte inceleyelim.

Önce en yaygın yanılgıyı düzeltelim: Kusur, kimin daha çok üzüldüğünü ya da kimin kendini daha haklı gördüğünü belirlemek değildir. Hâkim, tarafların yaşadığı duygusal kırgınlığın ağırlığından ziyade, bu kırgınlığa neden olan somut olaylarla ilgilenir. Onun sorusu çok daha yalındır: Bu evlilik neden yürümez hâle geldi ve bunda kimin ne ölçüde payı var? Mahkemenin önündeki mesele, yaşananların sizde bıraktığı izden çok, bu sonuca yol açan somut davranışlardır. Ne kadar haklı olduğunuz değil, neyi ispatlayabildiğiniz konuşulur.

İkinci yaygın yanılgı şudur: Her tartışma, her kırgınlık kusur değildir. Evlilik içinde zaman zaman sürtüşme yaşanması hayatın olağan akışıdır; bunları tek tek sayıp "işte kusur budur" demek mümkün olmaz.........

© Hukuki Haber