Yabancı Unsurlu Miras: Yurt Dışındaki Taşınmazlar ve Yabancıların Türkiye’de Miras Hakları (Türk Milletlerarası Özel Hukuku Perspektifi)

1. Giriş: Konunun Çerçevesi ve Uygulama Sorunları

Yabancı unsurlu miras, modern toplumlarda hem nüfus hareketliliğinin (çifte vatandaşlık, uzun süreli yurt dışı ikamet, karma evlilikler) hem de ekonomik ilişkilerin (yurt dışında gayrimenkul edinimi, uluslararası yatırım, şirket payları) artmasıyla birlikte, uygulamada en çok uyuşmazlık üreten alanlardan biridir. Türkiye bakımından sorun iki ana eksende yoğunlaşır: (i) Murisin terekesinde yurt dışındaki taşınmazlar bulunduğunda hangi hukuk uygulanacak ve hangi ülkede hangi usul izlenecektir? (ii) Mirasçılardan biri veya birkaçı yabancı uyruklu ise, bu kişiler Türkiye’deki taşınmazları miras yoluyla hangi şartlarla kazanabilecektir?

Bu çalışmada, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”) ile 2644 sayılı Tapu Kanunu (“TK”) temel alınarak; Türk hukukunda yabancı unsurlu mirasın bağlama kuralları, yurt dışındaki taşınmazların statüsü, Türkiye’de bulunan taşınmazlarda yabancı mirasçıların iktisabı ve bu alanın içtihatla şekillenen kritik noktaları sistematik biçimde incelenecektir. İncelemede ayrıca 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gibi özel düzenlemelerin miras paylaşımına etkisine de değinilecektir.

2. Kavramsal Ayrım: “Miras Statüsü” ve “Taşınmazın Aynî Statüsü”

Yabancı unsurlu miras analizinde ilk yöntemsel adım, miras hukukunu iki katmanlı okumaktır:

1) Miras statüsü (succession statute): Mirasçılık, miras payları, saklı pay sistemi, tenkis, mirasın reddi, mirasçılıktan çıkarma gibi kurumların hangi hukuka tabi olacağı.

2) Aynî statü (property statute): Özellikle taşınmazlar bakımından mülkiyetin kazanılması, tescil, aynî hakların doğumu ve üçüncü kişilere etkisi gibi konuların hangi hukuka tabi olacağı.

Türk MÖHUK sistemi, miras statüsünde “murisın millî hukuku” ilkesini benimserken (m.20/1), taşınmazlarda “bulunduğu yer hukuku”nu ayrıca ve açıkça devreye sokar (m.20/1 c.2). Bu düzenleme, MÖHUK m.21’deki genel lex rei sitae yaklaşımıyla da uyumludur: taşınmaz üzerindeki aynî haklar, kural olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir.

Bu ikili ayrım, uygulamada şu sonucu doğurur: Bir murisin millî hukukuna göre kimlerin mirasçı olduğu belirlense dahi, mirasın konusunu oluşturan taşınmazın bulunduğu ülke, o taşınmazın intikalinde kendi kamu düzenine ve taşınmaz rejimine ilişkin kurallarını öncelikli olarak uygular.

3. Uygulanacak Hukuk (Bağlama Kuralları)

3.1. Genel Kural: Miras Ölenin Millî Hukukuna Tâbidir (MÖHUK m.20/1)

MÖHUK m.20/1’in ilk cümlesi, mirasın kural olarak “ölenin millî hukuku”na tabi olduğunu bildirir. Doktrinde bu tercih, mirasın aile ve kişisel statü ile yakın bağlantısı nedeniyle, murisin vatandaşlık bağının “en yakın irtibat” gösteren bağlama unsuru olmasıyla gerekçelendirilir. Bununla birlikte, murisin millî hukuku tek başına her zaman yeterli olmaz; zira taşınmazlar üzerinde devletlerin egemenlik yetkisi (kamu düzeni, tapu sicili, toprak rejimi) çok daha belirleyici bir rol oynar.

3.2. Türkiye’de Bulunan Taşınmazlar: Türk Hukuku (MÖHUK m.20/1 c.2)

MÖHUK m.20/1’in ikinci cümlesi ile, “Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır” denilerek açık bir lex rei sitae kuralı getirilmiştir. Uygulamada bu, muris yabancı olsa dahi, Türkiye’deki taşınmazların miras paylaşımı/iktisabı/taksimi gibi sonuçlarında Türk hukukunun ağırlıklı rol oynayacağı anlamına gelir.

Yargıtay uygulaması da bu çerçeveyi teyit etmektedir:

- Hukuk Dairesi 2012/7355 E. , 2012/12656 K.

Kanun, mirasa ehil olmayanlar dışındaki herkesin mirasçı olabileceğini öngördüğüne göre( TMK 577/1); ''Yabancı'' olmak kural olarak mirasçı olmaya engel değildir Ancak, miras ölenin milli hukukuna tabidir.(5718 s.MÖHUK m.20/1) Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk Hukuku uygulanır Mirasın açılmasına, iktisabına terekenin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. (5718 s.MÖHUK m.20/2) Ulusal hukukumuzda yer alan bu hükümler uyarınca, mirasbırakan Türk uyruklu ise ve ölüm tarihi itibariyle mirasçıları arasında yabancı uyruklu olanlar varsa, yabancı uyruklu bu mirasçıların; Türkiye'de bulunan bir taşınmazı miras yoluyla kazanabilmeleri için Türk Hukuku uygulanacaktır.

Kaynak: 3. Hukuk Dairesi 2012/7355 E. , 2012/12656 K.

Bu karar çizgisi, iki kritik noktayı vurgular: (i) Yabancı olmak tek başına mirasçılığa engel değildir. (ii) Türkiye’deki taşınmazlarda Türk hukuku uygulanır.

3.3. Yurt Dışındaki Taşınmazlar: Bulunduğu Ülke Hukuku (Lex Rei Sitae)

MÖHUK m.20/1 yalnızca “Türkiye’de bulunan taşınmazlar” için Türk hukukunu açıkça söyler. Bunun doğal uzantısı şudur: “Türkiye dışında bulunan taşınmazlar” bakımından ise, genel kabul ve MÖHUK m.21 ile uyumlu biçimde, taşınmazın bulunduğu ülke hukuku devreye girer. Burada miras statüsünün (kim mirasçıdır, payları nedir?) murisin millî hukukuna bağlanması ile taşınmazın aynî statüsünün (tescil, intikal, üçüncü kişilere etki) bulunduğu ülkeye bağlanması arasında pratikte “iki aşamalı” bir süreç oluşur.

Bu durumun tipik sonuçları:

• Türkiye’de alınan bir veraset ilamı/kararı, yabancı ülkedeki taşınmazın tapu sicilinde doğrudan sonuç doğurmayabilir.

• Yabancı ülkede ayrıca “probate / succession certificate” benzeri bir süreç gerekebilir.

• Yabancı ülke hukuku, kendi kamu düzenine dayanarak yabancı hukukun bazı hükümlerini uygulamayabilir (ör. zorunlu miras payı, aile konutu koruması gibi).

3.4. MÖHUK m.20/2: “Terekenin Bulunduğu Ülke Hukuku” İfadesinin Yorum Sorunu

MÖHUK m.20/2’de mirasın açılması sebepleri, iktisabı ve taksimi için “terekenin bulunduğu ülke hukuku” ölçütü ayrıca düzenlenmiştir. Bu fıkra, özellikle çok ülkeli........

© Hukuki Haber