menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maden Hukukunda “Kiralamaya” (Rödovans) Dayalı İşletme Modelleri: Hukuki Niteliği, Usulü, Sözleşme Tasarımı ve Güncel Mevzuat-İçtihat Çerçevesi

5 1
10.01.2026

1. Giriş: Maden hukukunda “kiralama” neyi ifade eder?

Günlük dilde “maden sahası kiralama” denildiğinde çoğu zaman kastedilen, bir taşınmazın (arsa/tarla) kira sözleşmesiyle kullandırılması değildir. Çünkü madenler, Türk hukukunda özel mülkiyete konu bir “arsa üzerindeki yeraltı varlığı” gibi serbestçe tasarruf edilebilen bir malvarlığı unsuru olarak ele alınmaz; madencilik faaliyeti, ruhsatlandırma ve kamu denetimi ekseninde yürür.

Uygulamada “kiralama” denince en yaygın model, ruhsat sahibinin ruhsatı devretmeksizin (en azından şeklen), maden üretimini ve işletmeyi üçüncü bir kişiye yaptırması ve bunun karşılığında genellikle ton başına bedel veya maktu bedel/ciro payı almasıdır. Bu modelin madencilik sektöründeki yerleşik adı rödovanstır.

Bu makale; maden hukukunda kiralama olarak anılan rödovans modelini, ruhsat devri ile farklarını, işlemin usulünü, sözleşme tasarımında kritik maddeleri, sorumluluk rejimini ve güncel mevzuat ile içtihat yönelimlerini (2026 itibarıyla) sistematik şekilde ortaya koymayı amaçlar.

2. Kavramsal çerçeve: Ruhsat devri – işletme izni – rödovans ayrımı

Maden sahasında üçüncü kişiye “kullandırma” üç ayrı düzlemde karşımıza çıkar:

(i) Ruhsat devri (tam devir):
Ruhsatın sahibi değişir. Bu, yalnızca özel sözleşme ile tamamlanan bir işlem değil; idari yönü olan ve maden siciline işlenmesi gereken bir hukuki sonuç doğurur.

(ii) İşletme izni:
İşletme faaliyetine fiilen başlanabilmesi için gereken izin katmanıdır. İşletme izninin devri, Maden Kanunu’nda açık şekilde sınırlanmıştır.

(iii) Rödovans (ruhsat “kiralama”):
Ruhsat sahibi, ruhsatı devretmeden, üretim/işletme faaliyetini belirli bir bedel karşılığında üçüncü kişiye gördürür. Uygulamada rödovansçının sahada işçi çalıştırması, üretim yapması, sevkiyat gerçekleştirmesi söz konusu olduğundan; iş sağlığı ve güvenliği, çevre, idari yaptırımlar ve üçüncü kişilere karşı sorumluluk boyutu belirginleşir.

Bu ayrımı doğru kurmak önemlidir; zira yanlış kurgulanan bir “kira” ilişkisi, idare nezdinde fiili devir gibi değerlendirilebilecek riskler yaratabilir ve özellikle iş kazaları/çevre ihlalleri/ruhsat yükümlülükleri bakımından ağır sonuçlar doğurabilir.

3. Mevzuat temeli (resmi metinler): Maden Kanunu ve Maden Sicili

Maden hukukunda hak sahipliğinin ve devir/intikal gibi işlemlerin merkezinde “maden sicili” bulunur. Maden sicilinin aleniyeti ve tescilin hüküm doğurması açıkça düzenlenmiştir:


MADEN KANUNU – Madde 38

Madde 38 – Bütün maden hakları ve faaliyetleri ile ilgili teknik ve mali konuları havi maden sicili, yönetmelikte belirtildiği şekilde Genel Müdürlük tarafından tutulur.

Maden haklarının devir, intikal, haciz, rehin ve ipotek veya sona erme durumları bu sicile işlenir.

Maden sicili alenidir. İlgililer sicil kayıtlarının maden sicil memurlarından biri huzurunda gösterilmesini isteyebilir. Maden sicilindeki kayıtların bilinmediği iddia edilemez.

Madenler üzerine iktisap edilecek haklar tescil edilmedikçe hüküm ifade etmez.

Kaynak: https://www.mevzuat.gov.tr/

Bu düzenleme iki sonuç doğurur:

1) Ruhsat devri gibi hak sahipliğini değiştiren işlemler, maden sicili ve idari süreç boyutu olmaksızın sadece “özel sözleşme” ile sağlıklı şekilde sonuç doğurmaz.

2) Rödovans gibi ilişkilerde ise “ruhsat devri” yapılmamakla beraber, sözleşme fiilen devre dönüşüyorsa; idare/mahkeme önünde ciddi tartışmalar çıkabilir.

İşletme izni-ruhsat ilişkisi açısından ise devredilebilirlik sınırı Maden Kanunu’nda açıkça çizilmiştir:


MADEN KANUNU – Madde 27

Madde 27 – İşletme izni devredilemez. İşletme ruhsatı bir bütün olarak ve yönetmelikte belirtilecek esaslar çerçevesinde devredilebilir.

Kaynak: https://www.mevzuat.gov.tr

Bu madde, “işletme izni” katmanının devrinin mümkün olmadığını; buna karşılık “işletme ruhsatı”nın ise bir bütün olarak devredilebileceğini gösterir. Dolayısıyla, “kiralama” yaparken hangi hak katmanının devredildiği/kullandırıldığı titizlikle tasarlanmalıdır.

4. Rödovansın hukuki niteliği: İçtihatlar rödovansı nasıl tanımlıyor?

Rödovans sözleşmesinin Maden Kanunu’nda tüm ayrıntılarıyla tanımlanmış, kapalı bir rejimi bulunmadığından; özel hukuk niteliği bakımından içtihatlar büyük önem taşır. İçtihatlarda rödovans, “maden işletme ruhsatı kiralama” olarak da adlandırılmakta ve uygulamadaki işlevi tarif edilmektedir:


T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E. 2020/875 K. 2023/36

Ruhsat sahibi olan madenci bu ruhsattaki işletme hakkını devretme karşılığında elde edilen cevher üzerinden veya dönemsel olarak kararlaştırılan maktu bir ücreti üçüncü kişiden almaktadır Ruhsat sahibi ile geçici olarak maden işletme hakkını elde eden bu üçüncü kişi arasında yapılan bu sözleşme Maden işletme ruhsatı kiralama sözleşmesi olup madencilik sektöründe ve hukuksal uygulamadaki ismi ise Rödovans sözleşmesidir Rödovans sözleşmesi; mülkiyeti devlete ait olan madenlerin arama ve işletme hakkını alan gerçek veya tüzel kişilerin bu haklarını üçüncü kişilere devretmesini sağlayan ve TBK'nun ürün kirası hükümleri kapsamında bir kira sözleşmesidir

Kaynak: T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E. 2020/875 K. 2023/36

Benzer şekilde Yargıtay kararlarında rödovans uyuşmazlıklarında, ürün kirası/hasılat kirası benzeri hükümlerle kıyasen değerlendirme yapılabildiği görülür. Ürün kirasının kanuni tanımı da bu bakışa dayanak oluşturur:


TÜRK BORÇLAR KANUNU – MADDE 357

MADDE 357- Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.

Kaynak: https://www.mevzuat.gov.tr

Bu tanım, rödovans sözleşmesinde “ürün”ün maden üretimi; “bedel”in ise ton başına rödovans, maktu bedel veya ciro payı olarak kurgulanmasıyla uyumludur.

Öte yandan içtihatlar, “maden haklarının bölünmezliği” ve “ruhsat........

© Hukuki Haber