We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kabul, teslimiyet, akış... mı acaba?

2 0 0
26.04.2022

Kabul, teslimiyet, akış... mı acaba?

Hepsi geçici, biliyorsunuz değil mi? Ne var ki bir şeyi bilmek, kabullenmeyi garanti etmiyor. Teslimiyet halinde olmak acı çekilmeyeceği anlamına gelmiyor. En sevdiğiniz şeyin bir ömrü olabileceği fikrini henüz tam olarak benimsememiş olabilirsiniz. “Tabii, tabii ki öyle” diyebilirsiniz ama dilinizin mekanik bir hareketi, ses tellerinizin bir titreşimi, zihninizin yeni bir ifadesi olarak kalabilir bu cümle.


Kalbinizin ağrısı tüm bedeninizi kaplamış olabilir. “Ben şimdi bu acıyı ne yapacağım?” dercesine dört dönüyor olabilirsiniz, olduğunuz yerde. Koşmakla durmak arasında, durmakla koşmak arasında bir halde, köklerinizi hissetmeye çalışarak rüzgarda savrulabilirsiniz. Hiçbirini yapamayacak olabilirsiniz. Bir ağacın kavurucu güneş ışığına da rüzgarlara da dayandığını hatırlayabilirsiniz. Kendinizi o anda hiç de bir ağaç gibi hissetmeyebilirsiniz. Ama hissetmeye açık olmak çok şey değiştirir, bir denemeli.


İnsan olduğumuzu hatırlamamız için diğer varlıkları sık sık izlemeye almanızı tavsiye ederim. Bu tavsiye şahsen sık sık hatırladığımdan değil… İnsan olduğumu hatırlamam için bazen nefsimden kafamı kaldırıp etraftaki kuşa, böceğe, ağaca daha dikkatli bakmam gerekebiliyor. Acıyla yoğunlaşmış haldeyken bu gerekliliği o anda akıl edemiyorum. Onlar kendilerini hatırlatıyor. “Ben buradayım” diyor biri. “Bak ben geçiciyim” diyor. “Tıpkı senin gibi”...


........

© HTHayat


Get it on Google Play