Kütüphaneye üye olma zamanı

Geçenlerde Kadıköy’de bir çizgi roman şenliğine gittik, birçok kitap standı arasında gezinirken kendi Tüyap Kitap Fuarı günlerim geldi aklıma. Cebime bu dönem için ayırdığım parayı koyup sırtıma da kocaman sırt çantamı alıp fuarda saatler geçirdiğim günler...


Sıkı bir okur olmanın sadece kitap almaktan geçmediğini de iyi biliyorum. Aynı zamanda ortaokulda, lisede ve üniversitede de okul kütüphanelerinin hatta Taksim Atatürk Kütüphanesi’nin de iyi bir üyesiydim.


Okumak istediğiniz her kitaba sahip olmanıza gerek olmamasının yanı sıra ayrı bir de zenginlik kütüphaneler. Baskısı bitmiş kitaplar, belki az satılıyor diye tezgahlarda yerini bulamayanlar, özel baskılar… Kütüphanenin büyüklüğüne ve odağına göre apayrı bir hazine gerçekten.


Uzun zamandır kitap okumak benim için, satın almak (çoğunlukla dijital), ödünç almak (bu da


ayrı bir zevktir, o kişiyle aranda ayrı bir bağ kurar) ve bana hediye yollanması (işim nedeniyle)


üzerineydi.


Kaan büyüyüp kendi zevki oluştukça ve yeni kitaplar istedikçe onunla beraber bize yakın bir kütüphaneye üye olduk. Çocuk seçkisi çok büyük olmasa da her gittiğinde en az 1-2 kitap beğenebiliyor kendine. Sonra yaz geldi. Acaba yazlıkta böyle bir şansımız olacak mıydı?


Google araştırmalarım beni bizim yakınımızda (arabayla 20 dk mesafede) 2 kütüphane olduğunu gösterdi. Ancak yola çıkınca fark ettik ki biri okul kütüphanesiymiş, diğeri ise halk kütüphanesi olsa bile aktif olup olmadığı pek anlaşılmıyordu. Üstelik yerini de kimse kolay ulaşamasın diye özel olarak seçmiş gibilerdi.


Tam bu arayıştan vazgeçecektik ki yeni bir halk kütüphanesi açıldığının bilgisi geldi. Şansımıza biz dönmeden açılışı yapıldı, üzerine bir de kütüphane içinde 3 hafta süren Karikatürist Raşit Yakalı tarafından verilen harika bir de kurs düzenlendi.


Türkiye'de aslında dünyanın en ünlü kahve zinciri markasından daha fazla halk kütüphanesi var. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in verilerine* göre biri milli, 1213'si halk, 606's üniversite ve 32 bin 158'i örgün ve yaygın eğitim kurumu kütüphanesi olmak üzere toplam 33 bin 978 kütüphane faaliyet gösteriyor.


Özellikle halk kütüphaneleri, erişilebilir ve %100 ücretsiz içerik sağlamada önemli bir rol oynuyor. Sadece kitap da değil kimi kütüphaneler bilgisayar ve internet hizmetinden de faydalanılabilen, içinde kimi zaman etkinlikler de düzenlenen bir araya getirici noktalar.


Siz de toplulukları birbirine bağlamaya yardımcı olan yerel kütüphanenizi destekleyebilir, ücretsiz kitap ödünç alarak bütçenize fayda sağlayacak şekilde kütüphane hizmetinden faydalanabilirsiniz. Bugüne kadar İstanbul ve Bodrum’da Kaan toplamda 20 kadar ödünç kitap aldı. Ortalama bir kitabın ücretini 50TL olarak düşünürsek 1000TL gibi bir kazanç da demek bu.


Eğer özellikle aradığınız bir kitap varsa, kütüphanelerin online kataloglarından da aradığınız kitaba sahip olup olmadıklarını sorgulayabiliyorsunuz. Benim en sevdiğim şeylerden biri gidip kütüphanede okuma yapmak ya da yazmak. Her ne kadar elimin altında yine telefon ve bilgisayar olsa da öğrencilik günlerimden gelen o duyguyla çok daha iyi konsantre oluyorum.


Çocuk kütüphanelerinin artması ise ayrı mutluluk verici. İl veya ilçe halk kütüphanesine bağlı olarak on dört yaşına kadar olan çocuklara ayrı bir binada hizmet veren çocuk kütüphanelerinden iki tanesi Üsküdar’da olmak üzere İstanbul’da toplam 4 tane buluyor.


Ülke genelinde ise 50’yi aşkın çocuk ve gençlere yönelik kütüphane var. Çocuk kütüphaneleri yeni ebeveynlerin kaynaşması destek bulması, okuma saati gibi etkinlerle çocuklarıyla kaliteli zaman geçirebilmeleri açısından da çok değerli.


Sizin bir kütüphane üyeliğiniz var mı?


*TÜİK Kütüphane İstatistikleri. Şuradan alındı: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Kutuphane-Istatistikleri-2021-45700


QOSHE - Kütüphaneye üye olma zamanı - Hale Acun Aydın
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kütüphaneye üye olma zamanı

3 0 0
28.09.2022

Kütüphaneye üye olma zamanı

Geçenlerde Kadıköy’de bir çizgi roman şenliğine gittik, birçok kitap standı arasında gezinirken kendi Tüyap Kitap Fuarı günlerim geldi aklıma. Cebime bu dönem için ayırdığım parayı koyup sırtıma da kocaman sırt çantamı alıp fuarda saatler geçirdiğim günler...


Sıkı bir okur olmanın sadece kitap almaktan geçmediğini de iyi biliyorum. Aynı zamanda ortaokulda, lisede ve üniversitede de okul kütüphanelerinin hatta Taksim Atatürk Kütüphanesi’nin de iyi bir üyesiydim.


Okumak istediğiniz her kitaba sahip olmanıza gerek olmamasının yanı sıra ayrı bir de zenginlik kütüphaneler. Baskısı bitmiş kitaplar, belki az satılıyor diye tezgahlarda yerini bulamayanlar, özel baskılar… Kütüphanenin büyüklüğüne ve odağına göre apayrı bir hazine gerçekten.


Uzun zamandır kitap okumak benim için, satın almak (çoğunlukla dijital), ödünç almak (bu da


ayrı bir zevktir, o kişiyle aranda ayrı bir bağ kurar) ve bana hediye yollanması (işim nedeniyle)


üzerineydi.


Kaan büyüyüp kendi zevki oluştukça ve yeni kitaplar istedikçe onunla beraber bize yakın bir kütüphaneye üye olduk. Çocuk seçkisi çok büyük olmasa da her gittiğinde en az 1-2 kitap beğenebiliyor kendine. Sonra yaz geldi. Acaba yazlıkta böyle bir şansımız olacak mıydı?

........

© HTHayat


Get it on Google Play