Thorsten Fink Etkisi! |
Bayram Bektaş'tan sonra Hüseyin Eroğlu, Eroğlu'ndan sonra Markus Gisdol, Gisdol'den sonra da Thomas Reis etkisini herkes çok net hatırlıyordur...
Öyle zor zamanlarda gelip, kendi oyun karakterlerini ortaya koydular ki, bambaşka bir oyun izleyip başarılı olduk.
Eroğlu'yla şampiyon olduk, Gisdol'le Süper Lig'e tutunduk, Reis'le Avrupa'ya açıldık...
Thorsten Fink'in gelişiyle de açıkçası bunu bekledik.
Avrupa, lig, kupa derken mental ve fiziksel olarak yorulan takımın yeni bir anlayışla ayağa kalkması, hedefe koşmasını arzu ettik.
Ancak hiç de öyle olmadı.
Fink kenarda emanet gibi duruyor...
Sahada farklı bir oyun, yeni bir bakış açısı, bir karakter, bir mantalite göremiyoruz.
Takımın başında çıktığı 7 maçta sadece 2 galibiyet...
Gelen galibiyetlerin ikisi de 90 artılardan sonra düşme hattındaki takımlara karşı...
Böyle bir durumda doğal olarak Thorsten Fink sorgulanmaya başladı.
Camiaya öyle bir şey göstermeliydi ki, 'evet aranan kan bu' demeliydik...
Ancak aradan geçen 2 aya rağmen bunu diyemiyoruz...
Herkesin kafasında soru işaretleri...
Eyüpspor maçı da böyle geçti...
Rakip 10 kişi kalana kadar ilk 1 saat ne oynadığımızı anlayamadık bile...
Ardından kalite farkıyla kazanılan bir maç...
Sadece 3 puan yazdı bize ne geleceğe dair umutlarımızı yeşertti ne güçlü bir mesaj verdi.
Alman teknik adamın önümüzdeki sezon da sözleşmesi bulunuyor.
Ancak bana kalırsa önümüzdeki haftalar Fink'in geleceği için çok önemli...
Ligdeki 5 mücadele ile Türkiye Kupası'nda yapacaklarımız Fink'in geleceğini direkt etkileyecektir.
Eyüpspor maçının yeni bir sayfa açması kalan haftalarda artık Fink'in oynatmak istediği oyunu görmemiz dileğiyle...