menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Umut Fakirin Ekmeği Madem Öyleyse Atış Serbest

6 0
yesterday

2004 yerel seçimleriydi.

AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Yusuf Ziya Yılmaz, açıkladığı seçim programında Samsun’da Azot ve Bakır fabrikalarıyla Gelemen Devlet Üretme Çiftliği arasındaki sahil bandında bir tersane alanı oluşturulacağını ve bunun sonucunda 15 bin kişiye iş imkânı sağlanacağını vaat etmişti.

O yıllarda, 1990’ların sonunda Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 20 yaşını doldurmuş tek cidarlı tankerlerin dolaşımını kısıtlayan bir karar almıştı. Bu karar, 20 yaşını aşan bütün gemiler için geçerliymiş gibi algılanınca, ülkemizde birçok yerde tersane kurulmasına yol açmıştı. Samsun Büyükşehir Belediyesi de Tekkeköy sahilindeki bir araziyi “Tersane OSB” olarak ilan etti. Dört parsel olarak ayrılan bu alan için sanırım bir firma başvuruda bulunmuştu. Büyük bir harcamayla, tersane alanı için 800 metre uzunluğunda bir mendirek bile inşa edilmişti.

Yusuf Ziya Yılmaz’ın “15 bin kişiye iş vereceğiz” vaadi üzerine AK Parti il binasına on binlerce Samsunlu, kimlik fotokopilerini bırakmaya başladı.

Doğrusu bu ya, sadece dört tersane yapılacak bir yerde 15 bin kişilik istihdam vaadini gerçekçi bulmamıştım. O yıllarda Samsunlu bir bürokratın yönetici olduğunu bildiğim DLH Limanlar ve İnşaat Genel Müdürlüğü’nü aradım. “Tuzla tersanelerinde kaç kişi çalışıyor?” diye sordum. Tuzla’daki onlarca tersanede toplam çalışan sayısının sadece 6 bin 600 olduğunu öğrenince, bunu o dönemde çalıştığım Dünya gazetesinde yazmıştım.

Akla ve mantığa aykırı bu vaada rağmen AK Parti’ye yağmur gibi başvuru yağıyordu.

CHP’nin adayı rahmetli Muzaffer Önder’le bir sohbetimizde bu konuyu konuşurken sormuştum: “Abi, insanlar gerçek olmadığını bilmelerine rağmen umudun peşinde koşuyorlar. Gerçek olmasa da umudun peşinde koşmak onları mutlu ediyor. Sen neden böyle vaatlerde bulunmuyorsun?”

Rahmetli Muzaffer Önder, geçmişte devlet tecrübesi olan, “umur görmüş” bir bürokrattı. (“Umur görmek”, hayatın sillesini yemiş, çok tecrübeli ve olgun olmak anlamına gelen bir deyimdir.) Soruma şu cevabı vermişti: “Yerine getiremeyeceğim hiçbir şeyi vaat ederek halkımı kandıramam.”

Nitekim AK Parti adayı Yusuf Ziya Yılmaz’ın tersane vaadi gerçekleşebilir bir proje değildi. Balondu. Yalan oldu. Toplanan kimlik fotokopileri daha sonra yakılınca, doğaya savrulan külleriyle birlikte on binlerce gencin iş ve aş umudu da yitip gitti.

Siyasetin bir gereği midir bilmem ama günümüz siyasetçileri hâlâ bol keseden vaatler savurup duruyor. Tansu Çiller’in “üç anahtar” vaadi balondu, yalan oldu. Kılıçdaroğlu’nun 6 Şubat depremzedelerine “bedava konut” iddiası da balondu, o da yalan oldu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da şu sıralar bol keseden vaatler savuruyor. Henüz Ankara’dan Samsun’a ulaşamayan hızlı treni, Samsun’dan Trabzon’a göndereceğini söylüyor. Samsun’un yüksek hızlı tren (YHT) macerası 15 yıl öncesine dayanıyor. Samsun halkı 15 yıldır YHT ile yatıp YHT ile uyanıyor. Tren henüz Delice’ye bile gelemedi. Delice-Samsun arası projenin bu yıl içinde ihalesini “müjdeleyen” Bakan Uraloğlu, henüz o ihaleyi yapmamışken şimdi Samsunluların yanı sıra Ordulu, Giresunlu ve Trabzonlulara da YHT hayali kurduruyor.

Ki Bakan Uraloğlu, Karayolları 7. Bölge Müdürü’yken, pahalı olacağı gerekçesiyle Samsun Doğu Çevre Yolu’nu Tekkeköy’e kadar götürmeyip, Belediyevleri önündeki o ucubeyi yaptırarak kısa tutan ve Samsun’un böğrüne hançer gibi saplanmasına neden olanlardan biriydi. Şimdi aynı kişi, bu hayali kurduruyor.

Dilin kemiği yok nasıl olsa; atış serbest, öyle mi?

YHT’nin Samsun’a, oradan da Trabzon’a kadar ulaşmasından elbette mutlu olurum. Ancak merak ediyorum: Samsun’da bölge müdürüyken Doğu Çevre Yolu’nu başlangıçta planlanan şekliyle yaptıramadıklarını itiraf eden Bakan Uraloğlu, günümüz Türkiye ekonomisini 2010 Türkiye ekonomisinden daha güçlü mü görüyor ki art arda böyle projeler açıklıyor?

Vaatler sadece bölgemizle de sınırlı değilken üstelik…


© Hedef Halk