ŞEF'i Anarken |
İsmail Başaran, Ferruh Çetin ve İsmet Hatipoğlu’ndan sonra, rahle-i tedrisinden geçtiğim üç şefimden biriydi.
“Rahle-i tedris”; birinin bilgisi, görgüsü ve terbiyesi altında eğitim almak, onun ilim ve irfanından faydalanmak anlamına gelen köklü bir deyimdir. Usta-çırak ilişkisi içinde ahlakın ve ilmin birlikte aktarıldığı, hocanın rol model olduğu geleneksel eğitim tarzını ifade eder.
Ferruh Çetin, önemli haberlere imza atmış bir gazeteciydi ama Dalgacı Mahmut misali, yaşamı çok da ciddiye almayan bir tavrı vardı rahmetlinin. İsmet Hatipoğlu ise Ferruh Çetin’in aksine son derece ciddi tavırları olan ve bu nedenle kendisinden çekindiğim bir gazeteci büyüğümdü.
Her birinden, kendi yaşamımı biçimlendirirken çıkardığım dersler oldu elbette. Ancak şimdi daha iyi anlıyorum ki, meslek yaşamımda kendime rol model olarak aldığım isim İsmail Başaran olmuştu.
Üç büyüğüm de Rahmet-i Rahman’a kavuştular. Mekânları cennet olsun.
Kaybından en çok etkilendiğim şef ise sanırım, üç yıl önce........