Biz Endüstri 4.0'a Ulaşamadan, Çin 5.0'a Geçiyor

Avrupa’yı orta çağ karanlığından kurtaran sürecin Rönesans aydınlanmasıyla başladığına inanılır ama kıta Avrupa’sını dünyanın diğer bölgelerinden ayıran en büyük özellik Avrupa’nın sanayi devrimini yapmasıydı.

Coğrafyamızın yanı sıra, dünyanın büyük bölümünde üretim kol gücüyle yapılırken, İngiltere’de buharlı makinelerle yapılmaya başlayan üretim, daha önce matbaanın da keşfi nedeniyle kısa sürede Avrupa’nın diğer ülkelerinde de yaygınlaştı.

Biz o süreçte ne yapıyorduk derseniz:
Ulema’ya danışıyorduk ki; o Ulema İngilizlerin Rus’larla savaşı sırasında İngiliz askerlerine başta sağlık desteği olmak üzere verdiğimiz lojistik destek nedeniyle dönemin padişahına hediye edilen otomobile ‘’Gavur icadı’’ diyordu.

Matbaanın topraklarımıza 200 yıl geç gelmesini sağlayan Ulema, Gavur icadı yakıştırması yaptığı otomobilin, galeyana getirdikleri ahali tarafından Sarayburnu’ndan denize atılmasını sağlayarak, makinelerin üretim tezgahlarında kullanılmasının da önüne geçiyordu.

Bunun içindir. Cumhuriyetimizin ilk yılında, yani 1923'te, Türkiye ekonomisi Osmanlı İmparatorluğu'ndan miras kalan zayıf bir yapıya sahipti. Ülke büyük ölçüde tarıma dayalı bir ekonomiydi; nüfusun büyük kısmı kırsalda yaşıyor ve tarımla uğraşıyordu. Sanayi sektörü oldukça sınırlıydı, üretim kapasitesi düşük ve maliyetler yüksekti. Üretilen mallar tüketimi karşılamıyor, madenler ve tarımsal ürünler işlenmeden yurtdışına satılıyordu. Ekonomi, ham madde ve gıda ihracatı karşılığında işlenmiş ürün ithalatına........

© Hedef Halk