Uyanış mı? |
Her zaman ve her fırsatta dile getirdiğim acı gerçek ‘’Uzun yıllardır Ülkemiz insanı üzerinde algılar ve operasyonlar yapılmaktadır’ ’.
İngiltere Başbakanı Winston Churchill ‘’Türkleri savaşarak asker ve silah kullanarak asla yenemezsiniz. Türklerin sadece din adamlarını ele geçirip onları kullanın. Onlar Devleti yıkarlar…’’
İsrail deki Haham başının açıklaması; Türkiye’deki 72 tarikatı biz kurduk.
Ve yakın tarihimizdeki Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye’de çıkartılan Kürt isyanlarının gerçekleşmesinde Tarikatların ve İngilizlerin parmağının olduğu su götürmez bir gerçektir.
Çok kısa bu dip bilgilerin ışığı altında Milletimizi Dininden, maneviyatından, inançlarından kopartabilmek ve inançsız dinsiz İslamsız bir Millet haline getirebilmek için yapılanlardan bahsetmeyeceğim. Bahsetmeyeceğim zira bu tamamen çok farklı ve üzerinde günlerce konuşulabilecek sayfalarca kitaplar yazılabilecek bir felaket silsilesidir.
Ama aşağıda yazdıklarıma ve bu yazdıklarımın kimler tarafından söylendiklerine bir bakıp elinizi vicdanınıza koyup düşünmenizi ve araştırmanızı istiyorum.
Milletvekili Falih Rıfkı Atay: "İslamiyet denince aklıma çorap kokusu gelir."
Eski Başbakan Şükrü Saraçoğlu: "Din zehirdir. Türkiye’den dini tamamen atabilmek için bize 30 sene lazım."
Eski Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt: "İslâm 14 asırlık sakat bir inançtır. İslâmiyet ilerlemeye engeldir. Bu dinle yürünmez, mahvoluruz."
Milletvekili Şemsettin Günaltay: "Ayetler bizi alakadar etmez."
Milletvekili Refik Ahmet Sevengil: "Allah’ı da (haşa), Sultan’la birlikte tahtından indirdik."
Milletvekili Kemalettin Kamu: "Kâbe Arab’ın olsun, bize Çankaya yeter’’
Milletvekili Mehmet Şeref Aykut: "Yakılan ve ebediyen çöken Arap-Acem dini tahakkümdü. Ayet ve Hadis saymakta mana yoktur. İslam dini çökmüştür."
Milletvekili Önder Sav: (Hacca gidebilmek için yardım isteyen vatandaşa) "Boşver Araplara para kaptırma. Bakarsın orada Muhammed bırakmaz seni, buraya göndermez."
Milletvekili Canan Arıtman: "Başörtüsünü Sümerler’de fahişeler takardı."
Eski İçişleri Bakanı Şükrü Kaya: "Dinler işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmiş, yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir."
Milletvekili Ruşeni Barkın: "Din yok milliyet var. Felsefemizde din kelimesinin tam karşılığı ulusalcılıktır."
Eski Dışişleri Bakan Müsteşarı Tevfik Kamil Köperler: "Biz otuz sene sonra gençliğin kafasını Allah ve Peygamber gibi boş laflardan kurtarmış olacağız."
Eski Başbakan Recep Peker: "Biz İttihadı Muhammedi’nin bu memleketteki hayat yıkıcı tesirlerini görmüş insanlar değil miyiz? Komünizm denen bir zehirden bünyeyi korumak için şeriat hayatının ikamesi ihtimalini tedbir diye düşünmek, bir öldürücü zehrin onun kadar öldürücü olan başka bir zehirle tedavi edileceğini zannetmekten ibarettir."
Milletvekili İsmail Hakkı Kılıçoğlu: "Allah’ın varlığına iman etmek, o gerçekte var olduğu için değil, bizim sıkıntı içinde olduğumuz zamanlarda moralimiz yükseltmek için gereklidir."
Türkan Saylan: "Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. Tanrı’nın yaptığı yasalara değil, insanların yaptığı değişken yasalara tabiyiz. (Başörtüsü serbestiyeti ile ilgili) Bu ülkede biz asılız, bizim istemediğimiz bir şeyin olması mümkün değil."
Bu yazdıklarımı bir Müslüman olarak görmemezlikten gelmek ve duyarsız kalmak akla ve mantığa terstir. Bozulan Her şey bir gün mutlaka aslına rücu edecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığımızın açmış olduğu Kuran Kurslarına Ortaçağ Zihniyeti demek Müslüman Türk Milletinin inançları ile resmen dalga geçmek ve inançsızlığını ortaya koymak demektir..
Milli Eğitim Bakanlığımızın Okullarımızda Ramazan-ı Şerif boyunca yapmayı planladığı ve gerçekleştirmeye başladığı etkinlikler takvimi çok geç alınmış bir karardır. Ama zararın neresinden dönülürse kardır düşüncesi ile Çocuklarımıza ve bizlere bu manevi havayı yaşattıkları için teşekkür ediyorum.
Bu güzel etkinliklere laf edenler biz İslam’a Dine Karşıyız diyemiyorlar da yok eşitlik ilkesine aykırıymış yok çocuklarımız farklı etkileneceklermiş gibi ifadelerin arkasına sığınarak gerçek düşüncelerini gizlemeye çalışıyorlar.
Unutturulmaya çalışılan inançlarımızı söndürülmeye çalışılan ALLAH(C.C) aşkını RABBİM Samsunlu hemşerimiz Celal KARATÜRE’yi vesile kılarak 7 den 70 e tüm gönüllere yeniden nakşetmiştir. Okullarda, yollarda, evlerde, işyerlerinde, sosyal medyalarda ‘’ALLAH (C.C) lafzı yeniden gönüllere girmiştir. Ve Dünyada hitler arasında 9 uncu sırada yer almıştır.
Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in Ramazan-ı şerif dolayısı ile yapmış olduğu uygulamalar ile, İmanlı İnaçlı Hafız olup yeni atanan İç işleri Bakanımız sayın Mustafa Çiftci’, Milliyetçi ve Devletçi bir anlayışa sahip olan yeni Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve o güzel ilahisi ile gönüllere taht kurup ALLAH (C.C) adını yeniden dilimize ve gönlümüze nakşeden Celal Karatüre Müslüman Türk Milletinin gönüllerinde taht kurmuşlar ve bizlerin gönüllerini ferahlatmışlardır.
O yada bu şekilde bu saydığım gönül erlerine laf atıp dil uzatanlar kendi hallerine bakmayıp asıl niyetlerini gayelerini hedeflerini ortaya koymayıp perde arkasından salvo atış yapanlar hadi gidin başka kapıya gidin kumda oynayın… VESSELAMM !
Gününüz hayırlı ve bereketli olsun.