Kader mi? İhanet mi?

Milli Mücadele ve Yeni Kurulan Devletimizin ilk yıllarından itibaren HAVZA her zaman Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN göz bebeği ve farklı bir aidiyet duygusu ile bağlandığı yer olmuştur. Bu iddia ve söylemimi pekiştirmek için sadece ve sadece 2 örnek vermek istiyorum.

Birincisi : 24 Eylül 1924 tarihinde ikinci teşriflerinde Havzalılara hitaben söylediği sözler şöyledir:

"Sizinle en elemli, en yeisli günlerde tanıştım. Aranızda günlerce kaldım. Bana mazinin hatırasını tekrarlatan şu daire içinde kıymettar mesai ve muavenetinizden pek müstefit oldum.

Eğer Havzalıların o samimî ve metin hüsnü kabulleri olmasa ve eğer Havza'nın nafi şifalı kaplıcaları ahval-i sıhhiyem üzerinde müspet bir tesir bırakmasaydı, emin olunuz ki, inkılap için çalışamayacaktım. Bundan dolayıdır ki, Havza ve Havzalılara çok şey borçluyum. Kalbî rabıtam ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım.

İlk cüreti, ilk cesareti gösteren sizlersiniz. İnkılap ve cumhuriyet tarihinde kahraman Havza'nın ve Havzalıların büyük bir yeri vardır."

İkincisi: Atatürk’ün Havza'ya hediye ettiği ilk cumhurbaşkanlığı forsu, 24 Eylül 1924'te şehri ziyareti sırasında dönemin belediye başkanı İbrahim Efendi'ye verilmiştir.

Türkiye’de bizzat Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından Cumhurbaşkanlığı forsu ile onurlandırılan başka bir yerleşim merkezi bulunmamaktadır. Bu kıymetli hediye Havza ve Havzalılar için büyük bir gurur ve onur kaynağıdır.

Bütün bu ilgi alaka ve samimiyete rağmen Havza Sosyal ve ekonomik olarak hiç ilerlememiş hep olduğu yerde saymış hatta çok gerilere düşmüştür. Bunun yegâne sebebi o tarihlerde Havzanın ileri gelenleri olanların Havza’yı ve Havzalıları düşünmeyip sadece ve sadece kendi çıkarlarını düşünmeleridir. Hatta ve hatta ATATÜRK’ÜN çok sesli demokrasi olsun diyerek kendisinin kurdurduğu Serbest Fırka partisini kazandırmak içinde ellerinden geleni yapmışlardır. Ve o dönemde Serbest fırka girdiği ilk seçimde Samsun’da ve Havza’da seçimi kazanmıştır.

Oysa o dönemdeki ağalar ve beyler kendilerine Paşa’dan şurdan şurasını bana oradan orasınıda falancaya verseniz demeleri yerine Havza’ya yatırımlar istiyoruz Fabrikalar istiyoruz deselerdi ATATÜRK bu teklifi koşulsuz kabul ederdi. Havza ve Havzalıların kaderi ve geleceği değişirdi hiç şüphesiz.

Havzanın ve Havzalıların Kaderini değiştirebilecek başka bir acı gerçeğe de değinmeden geçemeyeceğim.

1978 yılında Almanya da çalışan işçiler tarafından Havza Bekdiğin bölgesinde yaptırılması kararlaştırılan maliyeti 2 Milyar olarak belirtilen KETAŞ (Karadeniz Elektronik Teknik Anonim Şirketi) kuruldu. O dönemde bu girişim Federal Almanya ve Türk Hükümeti tarafından da destekleneceği belirtildi. Ve Almanya da bulunan işçiler bu proje için o dönem ön harcamalar için 700 Milyon Lirayı bloke ettirmişlerdi. Ve bu fabrikada 2.000 kişiye iş imkanı sağlanacaktı. Lütfen tarihe bi dikkat edelim.

1980 yılının ortalarında tam kapasite faaliyete geçmesi planlanmıştı. Her şey o kadar planlı yapılıyordu ki Elektrik ve Elektronik alanda üretilecek olan ürünlerin ihraç edilebilme imkânları dahi sağlanmıştı. Bu konu ile  Milliyet Gazetesinin 23 Kasın 1978 tarihli nüshasının 13 ncü sayfasında haberlere konu olmuştur.

Bu girişim ve Haber bölgemizde büyük bir heyecan ve coşku oluşturur Havzalılar geleceğimiz kurtuldu diye sevinirler. Bekdiğin halkı bila bedel yani bedelsiz olarak bu şirkete arazi bağışlarlar. Bugün dahi bu şirkete ait 250 dönümlük arazi bu şirketin üzerindedir.

Ancak ne yazık ki devreye birileri girer ve hatta bu birilerinin içerisinde o dönemde Havzanın sözde ileri gelenlerinden olan 2 kişinin de destekleri ile Şirket Trabzon Vakfı Kebire taşınır. Havza ve Havzalıların tüm ümitleri ve geleceği suya düşer. Kısacası Havza ve Havzalıların kaderi ile geleceği ile resmen oynanmıştır.

Değerli okuyucularım, Bu şirket 1987 yılında Vakfıkebir de Süt ve Süt ürünleri olarak Fabrika kurulur ve üretime başlar. Gerçi KETAŞ 2019 yılında iflas edip fabrikayı kapattığını ilan etmiştir.

Bekdiğin Organize Sanayi ilk kurulduğunda o dönem hep şunu söylemişimdir ‘’Oh be Nihayet Havzanın kaderi değişecek, artık insanlarımız gurbete gitmeyecek burada iş imkanı bulacaklar.’’ Ama ne yazık ki bu sevincimizde kursağımızda kaldı tam 10 Yıl.. Bu geçen süre içerisinde kısır çekişmelerden atışmalardan tutunda birçok şey yaşandı koskoca 10 yıl boşa geçti gitti.

Şükürler olsun ki çok geçte olsa bugün Bekdiğin Organize Sanayi bölgesi gün geçtikçe gelişiyor Bırakın Havza’yı Samsun’u Karadeniz’in en büyük Sanayi ve Lojistik üssü haline geliyor.  Havza, Samsun Karadeniz ve Türkiye’nin Stratejik güç Merkezi olma yolunda ilerliyor. Çok fazla uzun sayılmayan 3 ila 5 yıl içerisinde yaklaşık 10 ile 15 bin kişiye iş imkânı sağlanacak. Bu gün burada yatırım yapan işadamlarımıza ve Organize sanayinin bugün ki hale gelmesinde emeği ve katkısı olanlara canı gönülden Havza ve Havzalılar adına teşekkür ederim.

Bu güzel gelişmenin yanında birde Havza Milli Mücadeledeki Hakkettiği değerini alıp gelecek nesillere aktarılırsa ve 2000 yıllık Kaplıca suyumuz değerlendirilip HAVZA TERMAL TURİZM MERKEZİ haline getirilirse değmeyin keyfimize gitsin.

Bu arada Havza İlçe Kaymakamımız sayın Mustafa AYVAT’ın öncülüğünde ‘’ATATÜRK VE HAVZA ÇALIŞMA GRUBU’’ kuruldu. Bu konu ile ilgili görüş ve düşüncelerimi gelecek haftaki yazımda belirteceğim. Bu vesile ile aslen Konya Taşkentli olan ama bugüne kadarki görev süresi içerisinde tam bir Havzalı gibi görevini ifa edip projeler çalışmalar gerçekleştiren Kaymakamımız sayın Mustafa AYVAT’A teşekkür ederim.

Sevgi ve Saygılarımla

Günümüzün hayrı ve bereketi üzerinize olsun.

ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN


© Hedef Halk