Devlet Aklı ve Siyasi Akıl |
Devlet aklı; günlük siyasetten bağımsız, devletin sürekliliğini, güvenliğini ve çıkarlarını korumayı amaçlayan stratejik düşünce sistemidir.
Siyasi akıl günü kurtarma, yeniden iktidar olma düşüncesini barındıran, oy kaybı veya oy artırma gayreti içerisinde olan Halka karşı yapılan popüler bir yaklaşımdır.
Türkiye’de her kritik karar anında aynı tartışma yeniden alevlenir:
“Bu devlet aklı mı, yoksa siyaset aklı mı?”
Aslında mesele birini seçmek değil, hangisinin ne zaman ve ne kadar devrede olacağıdır. Çünkü devlet aklı ile siyaset aklı birbirinin alternatifi değil, doğru kullanıldığında birbirinin tamamlayıcısıdır.
Devlet aklı, devletin hafızasıdır. Dün yaşananları unutmadan, yarını hesap ederek hareket eder. Kişilere bağlı değildir; iktidarlar değişir ama devlet aklı kalır. Soğukkanlıdır, sabırlıdır, acele etmez. Beka derdi taşır. Devlet için asıl mesele, bugünü kurtarmak değil, yarını kaybetmemektir.
Siyaset aklı ise bugünün sesidir. Halkın taleplerini, beklentilerini ve tepkilerini duyar. Meşruiyetini sandıktan alır. Zamanla yarışır; seçim takvimleri, kamuoyu baskısı ve gündem siyaset aklını hızlandırır. Siyaset aklı olmazsa devlet, halktan kopar; halktan kopan devlet ise güç kaybeder. Sorun, bu iki aklın yer değiştirmesiyle başlar.
Devlet aklının geri çekildiği yerde siyaset, popülizme savrulur. Kısa vadeli kazanımlar uğruna uzun vadeli riskler görmezden gelinir. “Bugün alkış alalım” refleksi, “yarın ne olur?” sorusunun önüne geçer. Bunun bedeli ise genellikle geç ödenmez; ama ağır ödenir.
Öte........