Anneler Günü'nde beş yıllık bir hasretin hikayesi: "Bekle Geleceğim Nezkam" |
Değerli okurlarım; gazetemizin sayfalarındaki yoğunluk ve yer darlığı nedeniyle, Pazar günkü Anneler Günü’ne özel kaleme aldığım bu yazımı ancak bugün (Salı) sizlerle paylaşabiliyorum. Gecikme için affınıza sığınıyor, bu vesileyle tüm annelerimizin ellerinden bir kez daha öpüyorum.
Pazar günü Anneler Günü’ydü... Sokakların çiçeklerle, gönüllerin şenliklerle dolduğu o gün. Ancak bazıları için o gün; sessiz bir mezar taşına dokunmak, yarım kalmış bir rüyayı mısralarda yaşatmak demektir.
Ben de bu özel günde sessiz istirahatgâhında seni ziyaret ettim; toprağına dokunup hatıralarını bir kez daha yâd ettik.
Tam beş yıl oldu anneciğim... Sen gideli ve sana adadığım kitabım “Bekle Geleceğim Nezkam” çıkalı tam beş koca yıl geçti. Bu anlamlı günün ertesinde, kitabımın 7. Sayfasındaki o önsözü; senin o asil ruhuna ve tüm annelere bir vefa borcu olarak, kalbimden süzüldüğü haliyle bir kısmını paylaşıyorum:
“Biricik, bir tane anneciğim... Her gün o boncuk gözlerinden yaşlar akan; kendinden başka herkesi düşünen, herkes için ağlayan, evlatları için kendini parçalayan, çok çileler çekmiş, hakkı yenmiş, anne-baba özlemleri yaşatılmış, kıskanılmış, kimi zaman hor görülmüş ama evlatlarından asla vazgeçmemiş benim koca yürekli, sevgisini herkese verebilen, paylaşabilen, iyi yürekli, merhametli, asil ve mert canım anneciğim...
Bu şiir kitabını senin........