Köprüler İçin Açık Oturum Nasıl Olur? |
İstanbul Boğazı'ndaki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün özelleştirileceği iddiası, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki “Evet, köprüleri özelleştireceğiz” sözleri sonrası muhalefetin tepkisiyle yeniden gündemde.
İddia doğrudan yalanlanmadı. Resmi bir özelleştirme kararı da açıklanmadı. TBMM’de yapılan değerlendirmeler tartışmayı büyüttü. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in soru önergesine verdiği yanıt da sürecin kapandığı yönünde bir netlik sağlamadı. CHP'nin yapmak istediği yürüyüşe getirilen yasak ise konunun artık yalnızca ekonomik değil, siyasi ve toplumsal bir başlık haline geldiğini gösterdi.
İstanbul Boğazı’ndaki köprüler gündemdeki yerini korurken 1983 seçimleri sırasında, televizyondaki bir tartışmada ANAP Genel Başkanı Turgut Özal’ın, Boğaz Köprüsü’nü satma vaadine karşı, Halkçı Parti Lideri Necdet Calp’ın, yumruğunu masaya vurup “Satamazsınız beyefendi, sattırmayız!” çıkışını anımsadım.
12 Eylül 1980 İhtilali’nden sonra, askeri yönetim uzun süre devletin başında kalmıştı.
1983 genel seçimleri öncesi siyasi partiler oluşmaya başladı. Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) kuruldu. Başına emekli General Turgut Sunalp getirildi. Buna “asker partisi” dendi.
Necdet Calp’ın genel başkanı olduğu Halkçı Parti kuruldu.
Turgut Özal’da Anavatan Partisi Genel Başkanı olarak ortaya çıktı.
Sosyal Demokrasi Partisi veto edildi.
Adalet Partisi yerine kurulan Doğruyol Partisi (DYP) seçime sokulmadı.
Seçimlerin propaganda günlerinde Özal ile Calp televizyonda açık oturuma çıkmışlardı. O oturumda “satarım-sattırmam” tartışması yaşanmıştı ve bu olay espri olarak yıllarca sürdü gitti.
Calp, 6 Kasım 1983’te yapılan seçimler öncesi siyasi parti liderlerinin konuk olduğu programda köprü ve otoyolları satma planlarını anlatan Özal’a karşı, “Satamazsınız beyefendi, satamazsınız” diye tepki göstermiş, Özal da buna “Satarız kardeşim satarız. Hem de çok iyi satarız. Alan da çıkar” diye karşılık vermişti. Programı gazeteci Hüsamettin Çelebi yönetmişti.
İşte o ünlü diyaloglar:Özal: Satarız hem de çok iyi satarız, alan da çıkarCalp: Satamazsınız beyefendiÖzal: Satarız gayet rahat satarızCalp: Lafla satarsınızÖzal: Gelirini satıyoruz sonuçtaCalp: Kaç yıllık geliri satıyorsunuz ila nihaye miÖzal: O fiyataCalp: GüldürmeyinÖzal program sunucusu Çelebi’nin “vaatlerinizi nasıl hangi kaynakla gerçekleştireceksiniz” sorusuna verilen “İstanbul Boğaz Köprüsü'nü satacağım” cevabı fitili ateşledi. Calp ise bu yaklaşıma “Hayır efendim devletin milletin malını satamazsınız” diyerek tansiyonu yüksek sesle cevap vermişti.
Yönettiği açık oturumdan bir gün sonra Ordu’ya gelen Hüsamettin Çelebi, sohbetimiz sırasında “Liderler sert sözlere devam etselerdi bende sert müdahale etmek zorunda kalacaktım” demiş, bir soru üzerine de “Açık oturumun galibini söylemek seçmenin bileceği iştir” yanıtını vermişti.
Seçim öncesi ihtilalin başı Kenan Evren seçimi MDP’nin kazanması için televizyonda bir konuşma yaptı. Bu konuşmayı duyan herkes ertesi günü gitti sandığa MDP’nin kazanmaması için ANAP’a oy verdi. Özal, büyük bir fark ile seçimi kazandı. Halkçı Parti ise aldığı yüzde 30 oyla ikinci parti oldu. ANAP 210, HP 117, MDP 70 milletvekili çıkardı.
Köprülerin satışı ile ilgili bir açık oturum daha yapılsa nasıl olur dersiniz?