Balıklar ve Futboldaki Yabancılar

Hamsi Karadeniz’in canı, malı. Bereketli çorbasından ekmeğine, ekmeğinden pilavına, pilavından ızgarasına, ızgarasından buğulamasına, buğulamasından sebzelisine, sebzelisinden tuzlamasına, tuzlamasından konservesine kadar en az yılın yarısında Karadenizlinin gözünde, elinde, dilinde, dizinde, sofrasında ve tüm hayatında hamsi var.

Hamsi berekettir. Denizden kıyıya yalnız gelmez. Peşine taktığı istavrit, kefal, mezgit sürüsünü insanoğlunun ayağına getirir.

Sofraları önce kendisi, daha sonra da getirdiği pahalı misafirleriyle süsler ki, kendisinin değeri daha iyi anlaşılsın diye.

Karadenizli de vefalıdır hamsiye karşı.

Onun yanında diğer balıklara pek iltifat etmez.

Çünkü hamsi bir yerde fakir yemeğidir de!

Son günlerde 100 liraya alınan bir kilo hamsi, iki somon ekmek, birkaç kuru soğan, bir parça mısır unuyla yapılan tavası bir aileyi ucuz şekilde hem de başka yemeklere ihtiyaç göstermeden doyurur.

Kısacası hamsi, Karadeniz’in bereketi, tadı ve tuzu!

Karadeniz'de avlanan hamsi, soğuk ve az tuzlu sular nedeniyle daha yağlı, eti sıkı, küçük yapılı ve oldukça lezzetli olur.

Hamsi, genellikle tava ve ızgaraya en uygun, kılçığıyla bile yenebilen gerçek Karadeniz lezzeti olarak bilinir.

Karadeniz balıkçılığının temelini oluşturur ve toplam avın yarısından fazlasını kapsar.

Balıkçılarda baş sırayı alır ve her nedense “yerli hamsi” denilerek satılır!

Balıkçılarda satışa sunulan yine Karadeniz’de avlanan diğer balık türlerinin hiçbirinde (çupra, levrek, mezgit, kefal, istavrit, çaça, palamut, lüfer, barbun, kalkan) “yerli” yazısı yer almaz!

“Yerli” olarak sadece “hamsi” göze çarpar, sanırsınız ki diğer balıklar “yabancı”!

Ben balıkçılarda satılan “hamsi” başta olmak üzere diğer balık türlerini Süper Lig’de mücadele eden futbol takımlarına benzetiyorum.

Takımların hemen hemen tamamı bir “yerli”, bazen iki yerli oyuncu ile sahaya çıkıyor.

Diğerlerinin tamamı “yabancı”

Hatta Trabzonspor Kasımpaşa, Antalyaspor maçlarına “11 yabancı” ile çıkmıştı.

Yıllardır futbol altyapısı ile övünen şehirde Trabzonspor’un 11 yabancı ile sahaya çıkması çok dikkat çekmişti.

Karşılaşmayı izleyenler takımda mücadele eden yerli futbolcu olmamasını çok garip karşılamıştı.

Sahaya çıktıkları ilk 11'in tamamının yabancı oyunculardan oluşmasına Teknik Direktör Fatih Tekke şu yanıtı vermişti:

“Aslında bu soruyu bana sormamanız lazım. 11'i de Trabzonlu olsun, ben de bunu isterim. Bunun için 1 oyuncu yeterli mi? Bence yeterli değil, 3 yeterli mi? Bence yeterli değil. Bu konu başka bir konu. Bu konu bir problem olarak duruyor mu? Evet duruyor. Şunu mu soruyorsunuz, 'Gençlerimiz var, geçen sene yaptıkları bir başarı var?' Burada Trabzonspor’un menfaati şu an bu mesela sezon başı neden konuşulmadı, konuşulabilirdi, bu planın içerisine alınabilir mi? Evet. Ben her konuşmamızda altyapıyla ilgili düşüncelerimi söylüyorum. Trabzon, Trabzon'un çocuklarıyla, çocuklarımızla ilgili düşüncelerimi söylüyorum, arzu da ediyorum. Ama şu an bulunduğumuz durum bu, kadromuz bu. Bugün başladığımız takım, başlamamız gereken 11'di. Performanslar aşağıda, yukarıda olabilir ama yapacak bir şey yok.”

Hatta bazı yorumlarda da “Gözlerim Kasımpaşa maçında 11 oyuncunun da yabancı olduğunu gördü. Trabzonspor kendi kendine yabancılaştı. Başındaki hoca yerlinin yerlisi ama sahadaki 11’in tamamı yabancı futbolcu. Trabzonspor taraftarı sahada kendinden birini görmek istiyor.” ifadesi yer almıştı.

Futbol maçlarını izleyenlerden gözleri iyi görenler yabancı futbolcuları formalarda yazılı isimlerinden tanıyabiliyorlar!

İsimlerini bile söylemekte zorlanıyorlar!


© Hedef Halk