OMÜ'de İletişim!

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Tüp Bebek Merkezi’nde; daha önce de yazdığım gibi, yaşanan istifa krizi sürüyor.Karadeniz’in tek eğitim merkezi olma özelliğini taşıyan birim, dört öğretim üyesinin peş peşe istifasıyla adeta çöktü de diyebiliriz.Yeni hasta kabul edilmediği gibi, sadece takibi yapılan eski hastalar için merkez faaliyette.Yazık! kelimesini daha önce kullandım.Artık yaşanan yazığın çok ötesinde.Çünkü, merkez artık yeni bebek bekleyenlere umut olamıyor.Denetimi Sağlık Bakanlığı yani yerelde İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı olmasına rağmen ne yazık ki, oradan da bir girişim yok.Yani el birliğiyle ya da görmezden gelerek, aciliyetini önemsememek gibi tavırlarla, vatandaşın bebek umutları öteleniyor.Parası olan özele gidiyor elbette.Ama parası olan. Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tüp bebek merkezi var ancak, aktifliği konusunda çok bilinir değil.Çünkü 2023 yılında açıldı.Yani sonuç olarak yönetimin sessizliği ve çözümsüzlüğü kamuoyunda büyük tepki çekiyor.Krizin fitili nasıl ateşlendi, neden ateşlendi, kimin nasıl bir amacı var muamma.Hastaların bilinen özel bir hastaneye kaydığı iddialarını önemserim ama.Bu kent de önemser.Yöneticilerin 'hatalarını eksiklerini, tercihleri' için niyet okumamız olmaz ama;Son 12 yılda yaklaşık 30 hekime sertifika veren bu çınarın kurumasına göz yuman OMÜ yönetimine ve denetimi kendilerinde olan İl Sağlık Müdürlüğü'ne 'neden diye sormak' bu kentin insanları olarak en doğal hakkımız.Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle açılan ve Karadeniz’in en büyük kamu Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi (ÜYTE)'nin 3 kadın hastalıkları uzmanı ve 3 embriyoloji uzmanıyla faaliyet göstermesine rağmen;OMÜ yönetiminin bu tüp bebek tavrı sürerken, Sağlık Müdürlüğü’nün bu alternatifi daha aktif tanıtması gerekmez mi?.OMÜ Tüp bebekte yaşanan kriz sürecinde kaç kez gündeme getirildi ÜYTE.Elbette tek başına ihtiyaçları karşılamaz ama OMÜ'deki sıkıntı çözülene kadar bir alternatif.Yani vatandaş özele mi gitsin isteniliyor, anlamakta zorlanıyorum.Bu konu artık gerçekten kabak tadı verdi.Bürokrasinin bu şekilde 'çözümsüzlüğü' Samsun'a ve bu kentin OMÜ Tüp Bebek Merkezi'ne ve Eğitim Araştırma Hastanesi'nde faaliyet gösteren ÜYTE gibi kazanımlarına da yazık oluyor. O nedenle özel hastanelere gidemeyen vatandaşlara devlette kapılar ardına kadar açık olmalı ve bilgilendirmeler yapılmalı.Hem OMÜ'deki sorun çözülmeli, hem de ÜYTE daha aktif olarak gündemde tutulmalı.Ben de tam olarak aslında onu yapıyorum şimdi.Kurumların yönetimi bürokrasi olabilir ama sahipleri bizleriz. halktır.Bürokratlar gelir gider, gerçeklerle biz yüzleşiriz.Üstüne koyanı alkışlarız, Enkaz bırakanı da; olumsuzluklarıyla anarız.Bu arada OMÜ’de hastaneden taburcu olan vatandaşlara 'borç' çıkarılması ve borcu olanın da saffasının açılmadığı konusunu  takip ettiğimi belirtmiştim.Bu gerçekten bardağı taşıran son damla oldu. Bizzat hastalardın geri dönüşlerinden edindiğim duyumlara göre, faturalama sistemindeki ciddi hatalar nedeniyle bazı hastaların dosyalarına 'borcunuz var' şerhi düşülüyor.Bizim konuyu gündeme getirmemiz sonrası, kalıcı değil ama geçici bir çözüm yapmış hastane yönetimi.Bazı borçlu hastalara 'borcu arkaya atıp' sayfanın geçici açılıp işlem yapılabilmesini sağlamışlar.Ama 'özel ameliyat olmadım' diye söyleyen hastanın borcu bile duruyor.Bu ne kadar kalıcı bir çözüm olabilir?Ve bir iddiaya göre bu karmaşanın temelinde rektör ve başhekim değişimi sonrası değişen yazılım ve faturalama programları yatıyor. Sistem bir türlü oturmadığı için hasta ile hastane arasında duvar gibi 'borç' engeli yükseliyor. Devlet kurumu böyle mi yönetilir? Sorun varsa, kamuoyunu bilgilendirirsin, ayakta tedavide hatalı ücret mi girilmiş, ameliyat özel mi değil mi, doktoruna sorarsın, vatandaşın lehine olan durumları ortaya çıkarırsın, hata varsa düzeltirsin!.Borcun var sayfa açılmıyor nasıl denilebilir?.Biz bu konuları gündeme getirmesek ne olacaktı?.Kefil olayı ne oldu bilmiyorum.Eski çağdan kalma bu yöntemde son durumu bilmiyorum.Ancak kişiye başhekimliğin, (merkez müdürlüğü) yazdığı gibi, icra, avukat ücreti, icra masraflarıyla ilgili tebligat gittiğinde haberim olacak sanırım.Yani sıkıntılar büyük ama çözüm noktaları zayıf.Her noktada aynı sorunların olması daha da garip.Bunu ve nedenlerinin ayrıca sorgulamak gerekir.Devlette çözüme örnek olsun diye;APP plakalarda yüksek cezalar vardı bildiğiniz gibi.Karışıklık ve 1 Nisan'da süre bitiyor telaşı uzun kuyruklara neden oldu.Devlet aklı, refleksi vatandaşı mağdur etmemek için devreye girdi ve çözümü buldu, 2027 Ocak’a ertelediğini açıklama yaparak kamuoyuna duyurdu.Olay budur. Buradaki erteleme insanların kafasını rahatlattı ve zaman kazandırdı. OMÜ'deki sorunlar ise daha önemli.Birincisi bebek sahibi olma umudu.İkincisi ise borçlu hastanın tedavisi ya da hatalı faturalandırma nedeniyle olunamayan tedavi.Sizce hangisi daha önemli konular ?O nedenle;OMÜ yönetimi, en büyük problemi olan ‘iletişim kopukluğunu çözerek’, kamuoyunu bilgilendirme yapmayı öncelemelidir.Sonra ise bu kefil, ya da hatalı borç iddialarıyla ilgili, bir bilgilendirme yapmalıdır.Hastalar ne olacağını bilmelidir.Her şey CİMER'lik mi olmalı.O makamlar neden var ki?.Ayrıca Tüp Bebek Merkezi'nin durumu ne olacak merkezin geleceğine dair bir yol haritası çizildi mi?.Bu sessizlik, OMÜ gibi köklü bir markaya ciddi itibar kaybettiriyor.Yönetim bir an önce 'Bu merkezi nasıl ayağa kaldıracağız?, muhasebe yazılımında sorun var mı?’ inceletip, sonuçlarını Samsun halkıyla paylaşmalıdır. Aksi halde, bölgenin sağlık üssü olma iddiası taşıyan bu kurum, çaresiz hastaları özel sektörün insafına terk eden bir yapıya dönüşecektir.İl Sağlık Müdürlüğü de bu konuda 'vatandaşların sorunlarını çözme noktasında' yetkim dışı gibi değerlendirmemeli;Bölge insanına hizmet veren sağlık kuruluşlarının yetkilisi olarak, çözümün parçası olmalı.Ama önce doğru iletişim, doğru bilgilendirme  ile başlamak gerekir.Halk bekliyor.Hem çözümü, hem bilgilendirmelerinizi.


© Hedef Halk