We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye’nin Baş Ağrısı: Suriyeli Sığınmacılar - 2

3 2 1
24.08.2021

Tekrar Suriye meselesine dönecek olursak Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır seferi esnasında Suriye’nin kuzeyine ve Lübnan bölgesine yüzlerce Türkmen köyünü yerleştirmesi ileride güneyden gelebilecek saldırılara karşı bir canlı duvar oluşturmuştu. Büyük hakanın siyasi dehası ve gelecek tahmini burada da kendini gösteriyordu. Suriye’de başta Halep olmak üzere Türkler tarafından çok sayıda kurulmuş, medeniyet merkezleri haline getirilmiş şehirler vardı. Ne yazık ki Birinci Cihan Harbii’nden sonra buraları kaybettik ve son yüzyılda bölgedeki tabii müttefikimiz olan Türkmenler Irak’ın kuzeyinde olduğu gibi burada da kaderlerine terk edilmiş ve gerek Arap unsurların gerek ise daha sonra ortaya çıkan PKK/PYD’lilerin merhametsizliğine terk edilmişlerdi.

Irak’ın kuzeyindeki Musul vilayeti için Birinci Körfez Harekatı’nda bir umut doğmuştu. Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ABD Başkanı Bush ile anlaşarak Musul-Kerkük bölgesine girme planları yapıyordu. Dönemin ANAP’lı milletvekilleri ile gruplar halinde görüşüyor, Misak-ı Milli’den dolayı tarihi haklarımız olan Musul-Kerkük yöresinin Türkiye’ye ilhakı ile hem oradaki soydaşlarımızın Saddam’ın zulmünden kurtulacağı hem de bölgedeki zengin petrol yatakları sebebiyle Türkiye’nin cari açık problemlerinin de halledilmiş olacağını merhum Türkeş Beğ de Turgut Özal’a yazdığı mektupta Musul-Kerkük ile ilgili bütün politikalarını var gücüyle destekleyeceğini ifade ediyordu. Dönemin Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay 3 Aralık 1990’da istifa ediyor ve bu proje rafa kaldırılıyordu.

Kuzey Irak’taki Barzani ve Talabani güçleri ABD’nin desteğiyle Türklerin meskun olduğu şehirleri işgal ediyor ve ilk iş olarak nüfus ve tapu dairelerindeki bütün belgeleri imha ediyorlardı. Neticede Saddam’ın karşı harekata geçmesiyle yüzbinlerce Kuzey Iraklı Kürt Türkiye’ye sığınıyor, içlerinden en az 15-20 bin kişiyi ABD Türkiye üzerinden uçaklarla ABD’ye götürüp orada eğitip ileride Kuzey Irak’ta ilan edilecek olan özerk bölgenin idareci kadrolarını yetiştiriyordu. Bütün bu kargaşalardan ve bölgedeki otorite boşluğundan istifade eden PKK’lı militanlar Irak’ın kuzeyinde Kandil’de ve muhtelif kamplarda eğitilerek her vesileyle sınırı geçip Türkiye’de kanlı eylemler sergiliyorlardı.

Suriye’deki bize hasım güçlerin konuşlanması daha da eskilere dayanır. 1960’lardan sonra Türkiye’yi büyük kargaşaya sürükleyen aşırı solcu-devrimci, Marksist-Leninist ve bölücü gruplar önceleri Suriye’de, Bekaa Vadisinde ve Filistin’de Hafız........

© HBRMA


Get it on Google Play