We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

MHP Genel Başkanı Dr. Sayın Devlet Bahçeli’ye Açık Mektup -17-

24 0 5
15.05.2022

Sayın Genel Başkan;

Erken seçim çağrınızdan bir sene önceki 2001 ekonomik krizi patladığında ve devamında Türkiye bu büyük krizlerle boğuşurken zât-ı alinizden beklenen; her zaman gösterdiğiniz titizlikle 12, 13 senede ancak tamamlayabildiğiniz “ekonomi” doktoranızdaki engin bilgilerinize dayanarak ülkeyi bu çıkmazdan kurtarmanızdı.

Ama ne yazık ki, Türkiye ekonomisinin, “IMF’nin müfettişi” gibi davranan Kemal Derviş’e emanet edilmesine hiç itiraz etmeden razı oldunuz. Daha sonraki bir demecinizde:

Biz Kemal Derviş’i ekonomi müsteşarlığı için düşünüyorduk ama ekonomiden sorumlu bakan yapıldı ve hükümetin dördüncü ortağı gibi davranmaya başladı.” dediniz.

Mademki hükümetin “dördüncü ortağı gibi” davranıyordu, müdahale edip görevden uzaklaştırabilirdiniz.

İktidarınız dönemindeki 2001 mali krizinin kısa bilançosunu, hafızaları tazelemek açısından aşağıda takdim ediyorum:

Hatırlanırsa, hayalperest Bülent Ecevit’in 1973 ve 1978’deki Başbakanlığı dönemlerinde de Türkiye çok ağır iktisadi krizler yaşamıştı.

Esnaf, Başbakan’a kasa fırlatırken –şimdi artık kasa fırlatılacak bir Başbakanlık da kalmadı- gazeteler ve televizyonlar ne hırsızlıktan bahsediyor, ne ülkenin soyulduğundan, ne de “yirmi altı özel bankanın” içinin boşaltılıp İsviçre bankalarına kaçırıldığından haber veriyordu.

Hazine soyuluyor, faizler yüzde yetmişlere fırlıyor, dolar bir gecede üç katına çıkıyor, birileri servetlerine servet katıyor, enflasyon almış başını gidiyordu. Türkiye kamuoyu ise “irtica” yaygaraları ile meşgul ediliyordu.

Milletin parasının bankacılık sistemi üzerinden “iç edildiği” bu saltanat günleri Şubat 2001’deki büyük krize kadar sürdü. Sırtını generallere dayayan sermaye çöktü.

Ali Balkaner, Cavit Çağlar, Murat Demirel’in bankalarına el konuldu.

Ne ilginçtir ki, bu bankaların yönetim kurullarındaki generallerin hiçbiri ne sorgulandı ne de hapse atıldı. Yönetim kurullarına general almayan Yurtbank ve Egebank patronları ise, yöneticileriyle birlikte yargılanıp cezalandırıldı.

TMSF’ye, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na üç yılda 20 banka devredildi ve ekonomiye 17 milyar dolarlık yük bindirildi.

Kötü yönetim ve kötü niyet sonucu batan bankalar, her Türk vatandaşının cebinden 246 Dolar götürdü. Yani, bugün doğan bir bebek omuzunda 246 dolarlık “batık banka borcu” ile dünyaya gözünü açmış oldu.

Sözüm ona “İslamî finans” tarafında ise, başka dramlar yaşandı. Yurt dışında “alın teri, göz nuru” ile çalışan binlerce gurbetçinin, yemeyip içmeyip kıt kanaat geçinerek bir kenara koydukları milyarlarca Alman markı tasarrufu; bilgisiz, tecrübesiz, ihtiraslı ve vasat İslamî holding yöneticilerinin elinde yok oldu.

Bu iktisadi krizin tetikleyicisi, 19 Şubat 2001 tarihinde Çankaya Köşkü’nde yapılan MGK toplantısındaki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in,........

© HBRMA


Get it on Google Play