We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Darbecilere Merhamet (!) - 4

17 1 1
19.09.2021

Milletin parasının bankacılık sistemi üzerinden iç edildiği bu saltanat günleri Şubat 2001’deki büyük krize kadar sürdü. Sırtını generallere dayayan sermaye çöktü. Ali Balkaner, Cavit Çağlar, Murat Demirel’in bankalarına el konuldu. Ne ilginçtir ki bu bankaların yönetim kurullarındaki generallerin hiçbiri ne sorgulandı ne de hapse atıldı. Yönetim kurullarına General almayan Yurtbank ve Egebank da ise patronlar ile beraber yöneticilerin tamamı yargılanıp cezalandırıldı.

Şimdi bu generallerin birçoğu “yaş haddi”, “sağlık durumu” bahane gösterilerek salıverilecek ve yaptıkları her haksızlık, karıştıkları her dalavere, çaldıkları ya da çalınmalarına aracılık ettikleri her şey yanlarına kâr kalacak. Kamu vicdanı buna razı olur mu, bilmiyorum.

Değerli okurlarım,

27 Mayıs 1960 askeri darbesi olduğu zaman 9 yaşında bir ilkokul öğrencisiydim. 12 Mart 1971 askeri muhtırası verildiğinde 20 yaşında bir gençtim. 12 Eylül 1980 askeri darbesinde cezaevinde 5. Yılını doldurmuştum. 28 Şubat sürecinde ise bütün yaşananları dehşetle izlemiştim.

İddia ediyorum ki hiçbir askeri darbe ya da muhtıra 28 Şubattaki kadar Türk ordusuyla, Türk milletinin arasını açmamıştır. Evet daha önceki müdahalelerde de geniş kesimler büyük zulüm ve haksızlıklara uğramışlar, işkencelere maruz kalmışlar, haksız idam cezaları uygulanmıştı. Ancak hiçbirisi 28 Şubatçılar kadar Türk milletinin hayat tarzına ve inançlarına müdahale etmemişlerdi.

Baştan beri yazdıklarımızla maksadımız asker düşmanlığı, ordu düşmanlığı yapmak değildir. Çünkü her Türk evladı gibi bizim de çocukluk yıllarımızda rüyalarımızı askerlik mesleği süslerdi ve bir Türk subayı olmanın hayalini kurardık. Ayrıca inanırız ki “Askerine düşman olan düşmanın askeri olur” ve biliriz ki milletimiz ordu millettir. Türk milleti ordusuna “Peygamber ocağı” diyerek en yüce payeyi vermiştir.

Ama ne yazık ki Türkiye’nin son 6o yıllık çok partili siyasi hayatında sık sık karşılaşılan istikrarsızlıkların temelinde demokratik hayata bu şekilde dışarıdan yapılan müdahaleler vardır.

Türkiye’de siyasi hayat günümüz ve gelecekte de kendi mecrasında, kendi tabii akışı içinde devam etmeyip bu tür kanunsuz müdahalelerle karşılaştığı takdirde ülkemiz istikrarsızlıkların pençesinde kıvranmaktan kurtulamaz. Nitekim 28 şubattan sonra da böyle olmuştur. Bu tür müdahaleler olmasa milletimizin demokrasi kültürü de gelişerek başaramayan siyasi kadroların sandık yoluyla iktidardan uzaklaştırılması, başarılı........

© HBRMA


Get it on Google Play